KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/874 E., 2022/4297 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas No
- 2022/874
- Karar No
- 2022/4297
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sağlık ve Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2018 yılının Nisan, Haziran ve Ekim dönemlerine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. .
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının şirketi temsil ve ilzama en geniş manada yetkili olduğunun görüldüğü olayda, davaya konu ödeme emrinin 1. ila 4. sırasında yer alan kamu alacakları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 15/10/2018 ve 14/01/2019 tarihlerinde elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tebliğe rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu kamu alacağının davacıdan tahsili yoluna başvurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
ödeme emrinin 5. ve 6. sırasında yer alan kamu alacakları için ise şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği davalı idarece ortaya konulamadığından, değinilen alacağın şirket nezdinde kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri, 5. ve 6. sırasında yer alan kamu alacakları yönünden iptal edilmiş, 1. ila 4. sırasında yer alan alacaklar yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emrinin 5. ve 6. sırasında yer alan kamu alacakları yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Asıl borçlu şirket hakkındaki mal varlığı araştırmasına ilişkin olarak davalı idarece yalnızca sadece VEDOP sistemi üzerinden yapılan ve menkul ile gayrimenkul mal varlığının bulunmadığı gösteren belgelerin dosyaya sunulduğu, bankalar nezdinde herhangi bir mal varlığı araştırması yapılmadığının anlaşıldığı, bu bağlamda şirket hakkında yeterli bir mal varlığı araştırmasının yapıldığı kabul edilemeyeceğinden, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği ortaya konulamadığından,
kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 1. ila 4. sırasında yer alan alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra ödeme emri, 1. ila 4. sırada yer alan alacaklar yönünden iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin 5. ve 6. sırasında yer alan kamu alacakları için asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek elektronik ortamda tebliğ edildiği, şirket hakkında yeterli mal varlığı araştırması yapılarak söz konusu alacağın şirket mal varlığından alınamayacağının anlaşıldığı, usulüne uygun olarak kesinleşen kamu alacağı için ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/874, K. 2022/4297, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama