KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1705 E., 2023/4939 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/1705
- Karar No
- 2023/4939
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Hazır Beton Madencilik Petrol Ürünleri İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.474 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kurumlar vergisi beyannamelerinde önceki dönemden devreden zarar tutarının fazla beyan edildiği ve komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu esas alan vergi inceleme raporu uyarınca 2020 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde, 2016 yılına devreden zararın 24.986.195,38 TL olarak beyan edildiği, 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde ise önceki dönemden devreden zararın 25.254.598,93 TL olarak gösterildiği, 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde, 2020 yılına devreden zararın 20.102.838,77 TL TL olarak beyan edildiği, 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde ise önceki dönemden devreden zararın 20.743.463,33 TL olarak beyan edildiğinin görüldüğü,
2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde ve 2020 yılı kurumlar beyannamesinde, önceki dönemden devreden zarar tutarının olması gerekenden yüksek beyan edilmesi nedeniyle sonraki döneme devreden zarar da aynı tutarda azaldığından kurumlar vergisi matrahının davacı tarafından olması gereken tutarda beyan edilmediği anlaşıldığından, beyanların olması gerektiği şekliyle düzeltilmesi sonuca yapılan tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varılamayacağından, tarhiyatın komisyon gelirinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı,
2019 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği ancak 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 2.611,59-TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle uyuşmazlık konusu tarhiyatın;
komisyon gelirinden kaynaklanan kısmı kaldırılmış, önceki dönemlerden devreden zarar tutarından kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı 2.611,59-TL'ye indirilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla düzenlediği faturalardan bir kısmının gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığının açıkça ortaya konulduğu ve vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılmasına hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinin (a) bendine 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır." hükmü eklenmiş olup yapılan bu düzenleme ile Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandırılarak yeniden vakıa incelenmesi yapılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri yukarıda sözü edilen yasal düzenleme uyarınca hukuki denetimle sınırlı olarak incelenen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/1705, K. 2023/4939, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama