İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2023/1807 K.2024/5352

Dava konusu istem: Davacı şirketin 2015 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan ve 2016 yılının Ekim ayında talep edilen katma değer vergisinin mahsuben iadesi talebinin ... tarih ve ... sayılı düzeltme fişiyle kısmen…

Esas2023/1807Karar2024/5352Tarih15 Ekim 2024Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1807 E., 2024/5352 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
15 Ekim 2024
Esas No
2023/1807
Karar No
2024/5352
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Ticaret Anonim Şirketi İflas İdaresi
Vekili
Av. ...
Davacı yanında müdahil
... Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin 2015 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan ve 2016 yılının Ekim ayında talep edilen katma değer vergisinin mahsuben iadesi talebinin ... tarih ve ... sayılı düzeltme fişiyle kısmen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümünün ... ve Danışmanlık Ticaret Limited Şirketinden alınan fatura içeriği hizmetin gerçek olup olmadığına bağlı olduğu; olayda, davacı şirketin ilaç üretim faaliyetini aktif bir şekilde yerine getirdiği hususunda ihtilaf bulunmadığı gibi bahse konu sigortalı işçilerin işyerinde ikmal edilen asıl iş olan serum/ilaç imalatında fiilen çalıştırıldıklarının şirket nezdinde yapılan yoklamalarda tespit edildiği, 2015 yılında 119 bordrolu çalışanı bulunduğu, 312 kişinin de işgücü temin hizmeti kapsamında çalıştırıldığı,

2015 ve 2016 dönemlerinde anılan firmadan yapılan hizmet alımlarına ait ödemelerin bir kısmının çek, geri kalanının ise banka kanalıyla doğrudan çalışanlara ödendiği, sözü edilen firma hesaplarının 2013 yılının Haziran ayında bloke edilmesi üzerine anılan şirket yetkilisinin talebi üzerine aynı fabrikada çalışan personelin maaşlarının aynı anda hesaplarına geçmesinin sağlanması amacıyla çalışanların maaşlarının da doğrudan davacı şirket tarafından ödenmesinin amacının çalışma barışının gerçekleştirmek olduğu, söz konusu firmaya olan borç tutarından bu ödemelerin mahsup edildiği,

geri kalan borç tutarının için ise çek ile ödendiğinin beyan edildiği, davacı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan prim borçlarının daha da artmaması, tasfiye yoluna gidilmemesi ve benzeri nedenlerle Sosyal Güvenlik Kurumu'nu yanıltmaya yönelik olarak iş ve işlemlerde bulunulduğu iddia edilmiş ise de dava konusu olayda, faaliyetin gerçek olduğu ve üretimin anılan firma adına sigortalı işçiler tarafından gerçekleştirildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, öte yandan, fatura içeriği hizmetin ifa edilmediği hususunda da herhangi bir tespit bulunmadığının görüldüğü;

dolayısıyla, davacı şirket adına düzenlenen faturaların gerçek bir hizmet ifasına dayandığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

... Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi tarafından çalıştırılan işçilerin asıl olarak davacı şirketin işçileri olduğu, sözü edilen şirketin iflas halindeki davacı şirketin üzerine doğacak sigorta prim ve vergilerin azaltılması için paravan olarak kurulduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasında re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış;

maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş; yine aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış;

aynı Kanun'un 94. maddesinin birinci fıkrasında da, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin, bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtildikten sonra,

fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), Kanun'un 103 ve 104. maddelerine göre tevkifat yapılacağı belirtilmiştir.

Bakılmakta olan davada, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile işgücü temin hizmet alımına ilişkin faturaları düzenleyen, 2015 yılında 6.314.643,76 TL ve 2016 yılında 2.675.364,34 TL tutarındaki hizmet satışını sadece davacı şirkete yapmış olan, çalışanlarla ilgili SGK’ya 7.904.519,17 TL borcu bulunan, davacı şirketle aynı adreste faaliyette bulunan, faaliyete başlanılan tarihten itibaren neredeyse hiçbir vergi borcunun ödenmediği ve hiçbir varlığı bulunmadığı tespit edilen,

yakın akrabalık ilişkisi bulunan şahıs adına tescil ettirildiği belirtilen şirket hakkındaki vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler dikkate alındığında; söz konusu faturaların, gerçek bir hizmet alım satımına dayanmadığını sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğunu kanıtlamaya yeterli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Dolayısıyla faturaların bu nitelikte olması, çalışanlara ilişkin maaş, prim, tazminat gibi her türlü ödemelerin davacı şirketin banka hesaplarından yapıldığının ortaya konulması ve diğer tespitler, bu çalışanların davacı şirketin çalışanları olduğunun da kabulünü gerektirmesi karşısında; işlemde hukuka aykırlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Aksi gerekçe ile verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

Danıştay 3. Daire, E. 2023/1807, K. 2024/5352, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. (X)-karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/1807
Karar No
2024/5352
Tarih
15 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2023/1808 K.2024/4552
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1808 K.2024/4200
  • Danıştay 3. Daire E.2023/1825 K.2024/5551
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1829 K.2024/4185
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1838 K.2024/4184
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1847 K.2024/3810

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.