KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2988 E., 2024/3253 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/2988
- Karar No
- 2024/3253
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına ... Ambalaj Limited Şirketi'ne ait sahte faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararı uyarınca adi ortaklık ortağı sıfatıyla 2020 yılının Şubat ila Ağustos, Ekim ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ve Şubat dönemi için üç kat, diğer dönemleri için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki saptamalar, davacının adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı fatura düzenlediğini kanıtlamaya yeterli olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının, artırılarak kesildiği ihbarnamelerde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygunlandığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği dolayısıyla vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmında sebep unsuru açısından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
İhbarnamelerde, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılması hususuna dair açıklamaya yer verilmemiş olmasının tek başına ceza kesme işlemini kusurlandırmayacağı, 2013 yılının Mayıs dönemine ait olup 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının tutarı 900,00-TL kadar artırılabileceği,
2020 yılının Mart ila Haziran dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırım tutarının, 900,00-TL kadar artırıldığı anlaşıldığından Vergi Mahkemesi kararının, anılan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf istemi belirtilen gerekçeyle reddedilmiş, Ağustos,
Ekim ila Aralık dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan tutarının %50 oranında uygulanarak artırımlı olarak görüldüğünden Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu ise kabul edilerek hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ... isimli şahsın, kendisiyle husumetli olduğu zira İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu kayıtlarının celbedilmesi neticesinde tanığın kendisine yönelik başvurusunun tespit edilmiş olacağı, tanık beyanının tek başına Mahkeme kararında sorgulanmadan esas alınamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesindeki hüküm gözetilerek vergi ziyaı cezasının artırımlı olarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
X)-KARŞI OY
Dava konusu vergi ziyaı cezasının, artırılarak kesildiği ihbarnamelerde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygunlandığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği dolayısıyla vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmında sebep unsuru açısından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacı temyiz isteminin kabulü ve kararın vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Karara bu yönden katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/2988, K. 2024/3253, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama