KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3302 E., 2023/4176 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/3302
- Karar No
- 2023/4176
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı/... (... Başkanlığı)
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, ... Yaşam ve Emeklilik Anonim Şirketi ile 01/06/1991 tarihinde imzaladığı bireysel emeklilik sözleşmesinin 06/04/2017 tarihinde sona ermesi nedeniyle kendisine ödenen tutardan kesilen gelir vergisinin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının on yıl prim ödeme şartını yerine getirmesi nedeniyle elde ettiği gelirin vergiden istisna olduğu, öte yandan, iade edilen tutarın en yüksek devlet memuruna ödenen tutardan yüksek olması halinde aradaki farkın ücret olarak vergilendirilmesinin gerekli olması ve davacı tarafından sigorta şirketine ödenen primlerin sigorta şirketi tarafından tekrar davacıya ödenmesi ücret olarak değerlendirilemeyeceğinden ödemiş olduğu primlerin tekrar davacıya geri ödenmesi sırasında tevkifat yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu dikkate alındığında,
tevkif edilen vergide hukuka uygunluk görülmediğinden faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, gelir (stopaj) vergisinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinin, 07/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 4697 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişmeden önceki şekli gereğince, bu tarihten önce akdedilmiş hayat sigorta poliçelerinin ilgili olduğu primler ve ödemelerle ilgili olarak,
on yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri tarafından iade olunan mevduat veya toptan yapılan ödeme tutarının, gelir vergisinden istisna olacağı ancak sigorta şirketleri tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan yapılan ödemelerin, en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla olması halinde aradaki farkın ücret olarak vergiye tabi tutulacağı, sigorta sözleşmesinin belirtilen tarihten önce imzalandığı ve davacının on yıldan fazla süre ile prim ödediği dikkate alındığında,
davacıya ödenen toplam ödeme tutarından en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek tazminat tutarı düşüldükten sonra kalan kısmın ücret geliri olarak vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bizzat ödenen anaparadan kesinti yapılamayacağı sadece kar payına stopaj uygulanabileceği, birikim tutarının esasen vergisi ödenmiş bir tutar olduğu, prim ödemelerinin ücret olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Tevkif suretiyle alınan vergilerde kesintinin yapıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, 07/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş sigorta poliçeleri ile ilgili olarak yapılan ödemelerin en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarına isabet eden kısmının gelir vergisinden istisna olduğu, bu tutarı aşan kısmın ise ücret olarak vergiye tabi tutulması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadr.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/3302, K. 2023/4176, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama