İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2023/3547 K.2025/325

Dava konusu istem: Davacı şirketin, bir kısım ücret ve komisyon ödemelerinden tevkifat yapmadığı yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden adına 2017 yılının Ocak ila Nisan dönemleri için re'sen…

Esas2023/3547Karar2025/325Tarih3 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.479 kelime

KÜNYE

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3547 E., 2025/325 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
3 Şubat 2025
Esas No
2023/3547
Karar No
2025/325
Temyiz eden (davacı)
... Pazarlama ve İnternet Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.479 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin, bir kısım ücret ve komisyon ödemelerinden tevkifat yapmadığı yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden adına 2017 yılının Ocak ila Nisan dönemleri için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ve fer'ileriyle ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen raporlarda yer alan saptamalardan, çalışanlarına yaptığı bir kısım ücret ödemeleri ile çalışanı olmayan kişilere ürün satışı karşılığında verilen komisyon ödemeleri üzerinden tevkifatta bulunulmadığı ve söz konusu ödemelerin ilgisiz hesaplara kaydedilmesi muhasebe hilesiyle vergi ziyaına yol açıldığı anlaşıldığından, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gibi 2013 yılının Mart dönemine ait olup 2014 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Uyuşmazlık konusu dönemler için matrah artırımında bulunmaları nedeniyle inceleme ve tarhiyat yapılmayacağı, vergi incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı, internet sitesi oluşturma programı pazarlama faaliyeti ile iştigal ettikleri, raporda iddia edildiği gibi piramit satış yöntemi uygulamadıkları, ticaret müfettişi tarafından hazırlanan raporun 2013 yılına ait olması nedeniyle vergi inceleme raporuna done teşkil edemeyeceği, muhasebe kayıtlarının yasal ve idari düzenlemelere uygun olarak tutulduğu, çalışanları ve distribütörlerden ifade alınmadığı, stopaj matrahına ilişkin hesaplamanın hatalı yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirketin 2016 ve 2017 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen ve dava konusu tarhiyatın dayanağı olan vergi inceleme raporuna done teşkil eden ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; davacının yurt dışından temin ettiği ürünün çalışanları ve çalışanı olamayan kişiler tarafından piyasaya satıldığı, bu satışlar karşılığında çalışanlarına ücret ve ücret sayılan ödemelerde bulunulurken çalışanı olmayan kişilere komisyon ödemesi yapıldığı, ödemelerin bir kısmından gelir vergisi tevkif edilmediği,

ödemelerin '335-Personele Borçlar' hesabı ile '231-Ortaklardan Alacaklar' hesabına kaydedildikten sonra '320-Satıcılar' hesabı ile mahsuplaştırılarak bu hesapların kapatıldığı, şirket yetkilisi tarafından, çalışanlar ile distribütörlerin yaptıkları satışlar için merkez firma adına komisyon ödemesi yapmaları nedeniyle '320-Satıcılar' hesabından mahsupların gerçekleştirildiğinin ifade edildiği tespitlerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen saptamalardan hareketle hesaplanan matrah üzerinden dava konusu vergiler salınmış, tevkifat yükümlülüğünden kaçınıldığı hususunu gizlemek amacıyla uyuşmazlık konusu ödemelerin ilgisi bulunmayan hesaplara kaydedilmek suretiyle muhasebe hilesi yapıldığından bahisle vergi ziyaı cezası üç kat kesilmiş, tekerrür hükümleri gereğince vergi ziyaı cezasına artırım uygulanmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu,

341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği, 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği.

2. fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddedeki fiillerle yol açılması halinde cezanın, üç kat olarak uygulanması gerektiği kurala bağlanmış, 359. maddesinde ise, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanların kaçakçılık fiilerini işlemiş olacakları düzenlemesine yer verilmiştir.

213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin,7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen ve 26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 1. fıkrasında, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı,

artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, 2. fıkrasında birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve fer'ilerine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuştur.

213 sayılı Kanunda muhasebe hilesi ile vergi ziyaına sebep olmak suç olarak tanımlanmış ise de muhasebe hilesi kavramının neyi ifade ettiği açıklanmamıştır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle bu kavramdan ne anlaşılması gerektiğinin ortaya konulması ve somut olayda muhasebe hilesi bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Türk Dil Kurumuna göre hile; birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika olarak ifade edilmiştir. Öğretide ise hile; aldatma, yanıltma, bir kimsenin kendi davranış veya sözleriyle diğer bir kimseyi irade beyanında bulunmaya veya sözleşme yapmaya yöneltmek için karşı tarafta yanlış bir kanaatin doğmasına veya var olan yanlış kanaatin devamına bile bile yol açması olarak tanımlanmaktadır.

Doktrinde muhasebe hilesi, sonuç hesaplarına yansıması gereken hasılat unsurlarının, sistematik tarzda şahıs ve kıymet hesaplarına intikal ettirilmiş olması olarak tanımlanmıştır.

(Yılmaz Özbalcı, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Ankara, Oluş yayıncılık, 1998, s.981) Diğer bir yazara göre ise muhasebe hilesi, kayıt düzeninin vergi ve muhasebe hukuku kurallarına aykırı olacak şekilde değiştirilmesi olarak ifade edildikten sonra, bilerek matematiksel hata yapma, rakamların yerini değiştirme, fazla ya da eksik sıfır koyma, bilerek yanlış hesaplara kayıt, sayfadan sayfaya ya da hesaptan hesaba yanlış aktarma yapma, mükerrer kayıt yapma gibi işlemler muhasebe hilesine örnek olarak gösterilmiştir (S.Ateş Oktar, "Kaçakçılık Suçları Üzerine Düşünceler", Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:144, Eylül 2000, s.81).

Bilindiği üzere ceza hukukunda suçun varlığından bahsedebilmek için maddi unsur, manevi unsur ve hukuka aykırılık unsurunun bir arada bulunması gerekmektedir. Bu unsurlardan herhangi birinin oluşmadığı hâllerde faili cezalandırmak mümkün değildir. Muhasebe hilesi suçu bakımından manevi unsur; failin, defter ve kayıtlar üzerindeki yanlışlıkları bilerek yapması yani genel kasttır.

Bir fiilin hukuka uygunluk sebeplerinin dışındaki sebepler fiilin hukuka aykırılık unsurunu oluşturmakta olup muhasebe hilesi suçu bakımından hukuka uygunluk hali bulunmadığından muhasebe hilesinin varlığının ortaya konulması halinde suçun varlığından söz edilebilecektir. Maddi unsur ise suç için gerekli olan fiil olarak açıklanabilir. Buna göre, 213 sayılı Kanun'da tanımlanmış bulunan muhasebe hilesi suçunun maddi unsurunu ikiye ayırmak mümkündür.

Bir muhasebe hilesi fiili yapılmış olmalı ve bu fiil vergi kanunlarına göre tutulan defter ve kayıtlarda yapılmış olmalıdır.

Muhasebe hilesi kavramı, muhasebe hatası kavramından farklıdır. Esasında iki fiil de hesap işleyişi ve kayıt düzeninin vergi ve muhasebe ilkelerine aykırı tutulması anlamına gelmektedir. Ancak hata ile hile arasında, suçun manevi unsurunun oluşması bakımından farklılık bulunmaktadır. Esasında maddi unsur aynı olsa bile, manevi unsurdaki farklılık bu iki fiili birbirinden ayırmaktadır. Muhasebe hataları; ihmal, dikkatsizlik ve bilgisizlik gibi nedenlerle, muhasebe hilesi ise bilinçli olarak, menfaat sağlamak amaçlı, vergi matrahını azaltacak kayıt ve işlemler olarak değerlendirilmektedir. Özetle, kasıt unsurunun varlığı durumunda muhasebe hilesinden söz edilebilecektir.

Dava konusu vergi ziyaı cezası; davacı şirketin, bir kısım ücret ve komisyon ödemelerini "Personele Borçlar" ve "Ortaklardan Alacaklar" gibi ilgisi bulunmayan hesaplara kaydettikten sonra "Satıcılar" hesabıyla mahsuplaştırarak söz konusu hesapları kapatmak suretiyle yaptığı ödemeler için tevkifat yükümlülüğünden kaçındığı,

bu durumun ise muhasebe hilesi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle üç kat kesilmiş ise de, davacı şirket yetkilisinin beyanları ve ödemelerin mahiyeti dikkate alındığında kullanılan hesapların, yapılan ödemeler ve mahsup işlemleriyle ilgisi bulunmadığından söz edilemeyeceğinden dolayısıyla bahse konu işlemlerde aldatma kastının dolayısıyla muhasebe hilesinin bulunmadığı sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddine dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine yönelik Vergi Dava Dairesi kararının, vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Öte yandan, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının da bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve fer'ilerine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; vergi ziyaı cezasının, bir katı aşan kısmı ile tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 3. Daire, E. 2023/3547, K. 2025/325, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/3547
Karar No
2025/325
Tarih
3 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/3559 K.2025/750
  • Danıştay 7. Daire E.2023/3559 K.2025/370
  • Danıştay 7. Daire E.2023/3560 K.2025/371
  • Danıştay 7. Daire E.2023/3561 K.2025/372
  • Danıştay 7. Daire E.2023/3562 K.2025/373
  • Danıştay 7. Daire E.2023/3563 K.2025/374

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.