KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3875 E., 2024/3125 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/3875
- Karar No
- 2024/3125
- Temyiz eden (davalı)
- ... İdaresi Başkanlığı/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, iş akdinin ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi nedeniyle çalıştığı şirket tarafından kendisine ödenen brüt 696.666,19-TL üzerinden tevkif edilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile söz konusu verginin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Çalışma ilişkisinin sona ermesiyle yasal bir zorunluluk olmaksızın işveren tarafından davacıya yapılan ödemeler, ücret niteliğini taşımadığı gibi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi gereğince gelir vergisinden müstesna tutulduğundan ortada vergi hatası bulunduğu sonucuna varıldığından tesis edilen işlemde hukuka uygunluk görülmediği ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ödeme tarihinden itibaren tecil faizi ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, tahsil edilen verginin tecil faizi ile birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan ödemenin işsizlik tazminatı kapsamında yapılan bir ödeme olmayıp ücret sayılan ödemelerin ortak özelliklerini taşıdığı, gizlilik ve rekabet etmeme karşılığı olduğu dolayısıyla tazminat niteliği taşımadığı, ihtirazi kayıtla verilen beyanname ve ödeme olmaksızın davacıya faiz ödenmesi mümkün olmadığı gibi, düzeltme taleplerinin reddi üzerine açılan davalarda Mahkemece tecil faizine hükmedilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İadesi istenen tutarın işverenin taraflarına ikale sözleşmesi kapsamında iş kaybı tazminatı, iş sonu tazminatı, iş güvencesi bedeli tazminatı gibi isimler altında ödediği bedeller olduğu, sözleşmede bu hususun net olarak belirlendiği ve yoruma dahi açık olmadığından yapılan kesintinin açık bir vergileme hatası niteliği taşıdığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca çalışanlara ücret, ödenek, tazminat veya başka adlar altında yapılan ödemelerin ücret olduğu, yapılan ödemelerin olay tarihi itibarıyla ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nda tanımlanan tazminatlardan biri veya mahkeme kararına dayalı işe iade edilmeme tazminatı olması halinde gelir vergisinden müstesna tutulabileceği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıya yapılan ek ödeme ücret niteliği taşımaktadır. Bununla birlikte uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu açıktır. Dolayısıyla, davacı tarafından ileri sürülen iddialar ancak ilgili vergi kesintisine karşı süresi içerisinde açılacak bir davada dikkate alınabilecektir.
Bu durumda, hukuki ihtilaf niteliğindeki uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi ve düzeltme şikâyet başvurusuna konu edilebilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/3875, K. 2024/3125, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama