KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3893 E., 2023/3088 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/3893
- Karar No
- 2023/3088
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 1996 ve 1997 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... , ... ,... takip numaralı ödeme emirlerinin ipali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak Mahkemelerince verilen 24/03/2020 tarihli ara kararıyla; ihtilaflı döneme ilişkin asıl borçlu ...
Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ihbarnameler ve ödeme emirleri ile bunların kesinleşmesine ilişkin bilgi ve belgelerin istendiği, söz konusu ara kararına davalı idarece verilen cevapta, asıl borçlu şirkete dair ödeme emirleri ile ilgili tebliğ evraklarının Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca imha edildiği yönünde beyanda bulunulduğu, imhaya ilişkin imha listesinin ibraz edildiği, anılan listede belge adedi, belge türü ve evrakın cinsi (haciz varakaları, ödeme emirleri, tebliğ alındısı, vb.) bilgilerine yer verildiği,
savunma dilekçesi ekinde sunulan evrak incelendiğinde asıl borçlu şirket adına düzenlenen muhtelif tarih ve sayılı ödeme emirlerine rastlandığı, ancak tebliğ evraklarının bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, davalı idarece borcun talep edilebilir bir borç olduğu ileri sürülerek devam eden bir işlemin varlığından bahisle düzenlenen ödeme emirleri ile ilgili evrakların imha edilmesi ve bu suretle ödeme emirlerine konu vergi borçlarının asıl borçlu nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiği hususunun davalı idarece ispatlanamaması karşısında, vade tarihleri 1996, 1997,
1998 ve 2004 yılları olan ödeme emirleri içeriği kamu alacakları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesi uyarınca 31/12/2001, 31/12/2002 31/12/2003 ve 31/12/2009 tarihleri itibariyle tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu, bu süre zarfında tahsil zamanaşımını kesen başka bir nedenin bulunmadığı gözetildiğinde, tahsil zamanaşımına uğramış alacağın tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tarh ve tahakkuk ettirilip vadesinde ödenmeyen ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmayan amme alacağı için 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine istinaden şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenlenmesinde herhangi bir yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/3893, K. 2023/3088, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama