KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5953 E., 2024/1901 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/5953
- Karar No
- 2024/1901
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Telekomünikasyon İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2004 ila 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ile müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri içeriği vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 19/04/2012 tarihinde tebliğ edilmesiyle tahsil zamanaşımının kesildiği ancak bu tarihten sonra zamanaşımını kesecek herhangi bir işlem tesis edildiğine dair dosyaya bir belge ibraz edilmediğinden söz konusu kamu alacağının zaman aşımına uğradığı, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin, kanuni dayanağı gösterilmediğinden Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen, davacının müteselsil sorumluluğunu gerektiren kanuni dayanağa ilişkin dosyaya hiçbir bilgi ve belge sunulmadığından davacının takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)- KARŞI OY
Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu şirketten alınamayan 2004 ilâ 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ile müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ilâ ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemiştir.
İdari işlemlerde sebep, idareyi o işlemi yapmaya yönelten nedendir. İdare, her idari işlemde olduğu gibi, vergilendirme işlemlerinde de dayandığı hukuka uygun sebebi veya sebepleri göstermek zorundadır. Bireylerin mülkiyet hakkına müdahale niteliğindeki vergilendirme işlemlerinde, dayanılan sebebin açık olarak gösterilmesi; bu işleme karşı idari veya yargı yoluna başvurulmasında, başvurana, iddialarını ortaya koyabilmeleri ve savunmalarını kullanabilmelerine olanak sağlar.
Bakılmakta olan davada, asıl borçlu şirketin ödenmemiş vergi borcundan dolayı, biri kanuni temsilci diğerleri müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenen davacının, davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesi ekinde, asıl borçlu şirketin belirli dönem aralığındaki ortak ve yönetici bilgilerini içeren belgede 17/11/2005 ilâ 26/04/2006 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar ihtilafa konu edilen ödeme emirlerden bir kısmı müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenmiş ise de; davalı idarenin savunma dilekçesinde, vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin takibi için hukuki sebep olan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesine ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine dayanılmış ve davalı idarenin savunması da davacıya tebliğ edilmiştir.
Ayrıca; davacı, dava dilekçesinde işlemin sebep unsuru yönünden açıklamalarını bu bağlamda yapmış, kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 10 ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğini belirtmiş, iddia ve savunmalarını makul bir şekilde dile getirmiştir. Böylece davacı, iddialarının mahkemece değerlendirmesini, hükme esas alınmasını isteme olanağına sahip olmuştur.
Bu durumda, davacının, adil yargılama hakkı kapsamında sağlanması gereken güvencelerden biri olan çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak idari işlemin sebep unsurunu öğrenebildiği ve hakkında tesis edilen idari işleme karşı hukuka aykırılık iddialarını ileri sürebildiği; işlemin dayandığı hukuka ve gerçeğe uygun sebebin araştırmaya gerek olmaksızın görebilecek kadar açık olduğu görülmektedir.
Açıklanan nedenle; işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ödeme emirlerinin kaldırılması yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile kararın, ... ilâ ... numaralı ödeme emirleri yönünden bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/5953, K. 2024/1901, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama