KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6708 E., 2024/901 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/6708
- Karar No
- 2024/901
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Plastik Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve bu faturalara yönelik ödemelerini banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla yapmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle ve sonraki yıla devreden indirilecek katma değer vergisinin bulunmadığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Mayıs ila Aralık ve 2017 yılının Ocak dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında 2016 ve 2017 yılları için katma değer vergisi artırım başvurusunda bulunulduğu, davalı idare tarafından sahte belge düzenleme yönünden devam eden incelemenin neticesine göre talebin işleme konulacağının davacı şirkete bildirildiği, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda ilgili yıllara ilişkin olarak davacının sahte belge düzenleme fiiline ilişkin tespit yapılamadığının belirtildiği,
1 Seri Numaralı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun Genel Tebliği'nin V-E-6-f-fç bölümü gereğince davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun tebliği tarihinden itibaren bir (1) ay içerisinde vergi artırımı hükümlerinden faydalanabileceğine ilişkin yazının davacıya tebliğ edilmediği,
buna rağmen dava konusu tarhiyatın tebliğinden önce davacı tarafından 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrası uyarınca tekrar vergi artırımı başvurusunda bulunulduğu ve ilgili ödemelerin yapılarak karar tarihi itibariyle vergi artırımına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiğinin anlaşıldığı olayda davacı hakkında 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamayacağı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
1 Seri Numaralı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun Genel Tebliği'nin V-E-6-f hükmüne göre tamamen veya kısmen sahte belge düzenleyenler hakkında 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımı başvurusunda bulunulduğu tarihten önce incelemeye başlanılmış olması halinde anılan mükelleflerin 7143 sayılı Kanun'un 5. madde hükmüne göre matrah ve vergi artırımından yararlanmalarının mümkün olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6708, K. 2024/901, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama