KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7172 E., 2024/4472 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Esas No
- 2023/7172
- Karar No
- 2024/4472
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Seyahat Gıda Temizlik Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2018 yılına ait muhtelif kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. Maddesinin birinci fıkrasının 3. bendi uyarınca malvarlığına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunduğuna ilişkin davalı idarece yapılmış hukuken itibar edilebilecek herhangi bir tespit bulunmadığından malvarlığına uygulanan ihtiyati hacizde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ihtiyati haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesi uyarınca davacı adına uygulanan ihtiyati hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Dava konusu ihtiyati hacze konu borçların asıl borçlu şirketin diğer kanuni temsilcisi tarafından yapılandırılarak tamamının ödendiğinin anlaşıldığı olayda dava konusu işlemin sebep unsuru ortadan kalktığından gelinen aşamada dava konusu ihtiyati hacizde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla, temyiz isteminin belirtilen gerekçelerle reddi ile sonucu itibarıyla hukuka aykırı olmayan Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Seyahat Gıda Temizlik Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2018 yılına ait muhtelif kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 3. bent hükmü gereğince alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal ihtiyati haciz tatbik olunacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
6183 sayılı Kanun'un "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu kamu alacağının tehlikeye girmesini engellemeye yönelik işlemlerdir. Kamu alacağının cebren tahsil ve takibiyle ilgili olmayıp korunmasına yönelik bu işlemlerin asıl muhatabı ise kamu alacağının gerçek borçlusu, diğer bir ifade ile verginin mükellefi veya sorumlularıdır.
Bu nedenle, esas kamu borçlusu olmayan tüzel kişiliğin kanuni temsilcileri adına teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, davacının taşınmazına, kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin vergi borçları nedeniyle uygulanan ihtiyati haczin hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesinin ilk fıkrasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirlenen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği; 13. maddede ihtiyati haczin, maddede sayılan hallerden herhangi birinin mevcudiyeti halinde hiçbir müddette mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla derhal tatbik edileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde; tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde de amme borçlusu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısların yanında bunların kanuni temsilcilerini de ifade edeceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, tahsil aşamasında şirket borçlarından sorumlu tutulabilecek olan kanuni temsilciler, şirket borçlarından ihtiyati haciz aşamasında da sorumlu tutulabileceklerinden dava konusu ihtiyati haciz işleminde bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/7172, K. 2024/4472, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama