KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/953 E., 2023/6593 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/953
- Karar No
- 2023/6593
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.062 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, tapuda İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … parselde adına kayıtlı 21 nolu bağımsız bölümün 6/32'lik hissesine, taşınmazına, kanuni temsilcisi olduğu 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılıp mal varlığı hazineye intikal ettirilmek suretiyle ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan … Eğitim İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketinin 2015 ile 2016 yıllarına ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve ferilerinden oluşan kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. bent hükmü gereğince alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İhtiyati hacze konu vergi borçlarının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi ... tarafından, 08/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve yapılandırma sonucu çıkan tutarın ödendiği, öte yandan, asıl borçlu şirketin 15.335,30 TL vergi aslı ve 2.891,44 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 18.226,74 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu, ancak söz konusu vergi borçlarının dönem ve vade tarihlerinin ihtiyati haciz sonrasına ilişkin olduğu dolayısıyla ihtiyati hacze konu vergi borçlarının tamamının ödenmiş olması sebebiyle, dayanağı kalmayan ihtiyati hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ihtiyati haczin, dayanağı 2016 yılının Temmuz ve Ağustos dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezası haricindeki alacak yönünden kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Asıl kamu borçlusu şirkete, ... Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … Değişik İş Nolu kararı ile yönetim organının tüm yetkililerini kullanmak ve yeni yönetim kurulu oluşturmak üzere kayyum atandığı ve sözü edilen kararın 18/02/2016 tarih ve 904 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilân edildiği dolayısıyla davacının kanuni temsilcilik görevinin 11/02/2016 tarihinde sona erdiği olayda 2016 yılının Temmuz ve Ağustos dönemi için şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasından sorumluluğu bulunmadığından dava konusu ihtiyati haczin sözü edilen borçlardan kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemi bu gerekçeyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İhtiyati haciz müessesesinin kamu alacağının teminat altına alınması amaçlı geçici bir tedbir olması nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yazılı şartların bulunması halinde ihtiyati haciz uygulanabileceği, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan şirketin kanuni temsilcisi olan davacının taşınmazına uygulanan ihtiyati hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu ihtiyati hacze konu borçların asıl borçlu şirketin diğer kanuni temsilcisi tarafından yapılandırılarak tamamının ödendiğinin anlaşıldığı olayda dava konusu işlemin sebep unsuru ortadan kalktığından gelinen aşamada dava konusu ihtiyati hacizde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla, temyiz isteminin belirtilen gerekçelerle reddi ile sonucu itibarıyla hukuka aykırı olmayan Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacının taşınmazına, kanuni temsilcisi olduğu 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılıp mal varlığı hazineye intikal ettirilmek suretiyle ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan … Eğitim İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketinin 2015 ile 2016 yıllarına ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi, damga vergisinden oluşan kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. bent hükmü gereğince alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği, aynı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip haller ile (3) bendinde, borçlu kaçmışsa veya kaçması,
mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal ihtiyati haciz tatbik olunacağı hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
6183 sayılı Kanun'un "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu kamu alacağının tehlikeye girmesini engellemeye yönelik işlemlerdir. Kamu alacağının cebren tahsil ve takibiyle ilgili olmayıp korunmasına yönelik bu işlemlerin asıl muhatabı ise kamu alacağının gerçek borçlusu, diğer bir ifade ile verginin mükellefi veya sorumlularıdır.
Bu nedenle, esas kamu borçlusu olmayan tüzel kişiliğin kanuni temsilcileri adına teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, davacının taşınmazına, kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin vergi borçları nedeniyle uygulanan ihtiyati hacizde hukuka uygunluk görülmediğinden, dava konusu ihtiyati haczin yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/953, K. 2023/6593, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama