KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1352 E., 2024/2975 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire 2-(DAVACI)...
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1352
- Karar No
- 2024/2975
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Vekilleri
- Av....
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
İSTEMİN KONUSU
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2018 yılının Ocak ila Eyül, Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal defter ve belgelerin, usulüne uygun biçimde tebliğ edilen yazı ile istenilmesine karşın incelemeye ibraz edilmediği, Mahkemelerince verilen ara kararıyla davacıdan 2018 yılına ait defter ve belgelerinin ibrazının istenilmesi üzerine alış ve satış faturaları ile muhtelif ödeme ve tahsilata ilişkin belgelerin ibraz edildiği ancak yasal defterlerin ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına incelemeye sunulduğu belirtildiğinden ilgili Mahkemeden yasal defterlerin davacı aracılığıyla gönderilmesinin istenildiği,...
Asliye Ticaret Mahkemesinin dilekçesinden, dosya kapsamında bilirkişinin yasal defterler üzerindeki incelemesini davacının faaliyet adresinde yaptığı ve fiziken yasal defterlerin mahkemeye ibraz edilmediği ve mahkeme uhdesinde de bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki beyanının gerçeği yansıtmadığı dolayısıyla yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediği dikkate alındığında yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi mahkemesi kararının; dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük suçunun birlikte işlenmesi halinde, vergi ziyaı cezası ile mükerrer 355. maddeye istinaden kesilen özel usulsüzlük cezası karşılaştırılarak bu cezalardan sadece miktar itibarıyla daha ağır olan ceza kesilebileceğinden ve olayda davacı adına kesilen vergi ziyaı cezası miktar itibariyle daha ağır olduğundan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra özel usulsüzlük cezası kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, alımlarının gerçek olduğu, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan yapılan tarhiyatın hukuka uygun düşmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/1352, K. 2024/2975, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama