KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/252 E., 2024/7625 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/252
- Karar No
- 2024/7625
- Temyiz eden (davacı)
- ... Jeneratör Sanayi Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi....Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, finansman gider kısıtlaması kapsamında ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergilendirme dönemi sona ermeden 03/02/2021 tarih ve 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 yılı vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği,
buna göre Kanunda belirtilen ve 2021 yılı vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının belirlendiği dolayısıyla finansman gider kısıtlamasının ilk defa 2021 yılının birinci geçici vergilendirme dönemi itibariyle dikkate alınacağı, söz konusu Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihinin 01/01/2021 tarihli olmasına karşın 25/05/2021 tarih ve 31491 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlar Vergisi 18 Nolu Tebliğ ile yürürlüğün 01/01/2013 tarihine çekildiği dikkate alındığında,
finansman gider kısıtlaması kapsamına Cumhurbaşkanı Kararının yayım tarihinden önce kullanılan kredilerin dahil edilmesinin hukuki belirlilik ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu tahakkukun değinilen kısmı iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) işaretli bendi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere %10'luk kısmın kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda, 2021 yılı vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve bu vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği,
bu doğrultuda hazırlanan tebliğ hükümleri ile anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 01/01/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği, olayda, Cumhurbaşkanı Kararı ile geçmişe yürütmenin söz konusu olmadığı, 2021 yılında getirilen düzenlemeye kadar kesinleşen ve katlanılan finansman giderlerinin indirim konusu yapılabildiği,
bu hususun tebliğde de açıkça belirtildiği ancak vergilendirme dönemi sona ermeden Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, Kanunda belirtilen ve 2021 vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun, kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağı sonucuna ulaşıldığından, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine gerçekleştirilen tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Finansman gider kısıtlamasında dikkate alınan yabancı kaynak tanımının kanuna aykırı biçimde geniş yorumlandığı ve bu durumun gerçekte finansman gideri oluşturmayan bilanço kalemlerinin hesaplamaya dahil edilmesine neden olduğu, geçmişe dönük olarak vergisel yükümlülük getirilmesinin, hukuki belirlilik ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/252, K. 2024/7625, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama