KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/4146 E., 2025/384 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas No
- 2024/4146
- Karar No
- 2025/384
- Temyiz eden (davacı)
- ... Limited
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İrlanda mukimi davacı şirketin, iş ortağı distribütörlerden olan ... Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kendisine yaptığı ödemelerin gayrimaddi hak kullanım bedeli kapsamında olmadığı ve tevkifata tabi tutulmaması gerektiği iddasıyla 2017 yılı kurum (stopaj) vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden ve ödenen 4.611.677,67-TL tutarındaki verginin iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile söz konusu tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. ve 118. maddelerinde vergi hatalarının tanımlandığı, aynı Kanun'un 124. maddesi uyarınca şikayet yoluna başvurulabilmesi için ortada açık bir vergi hatasının bulunması gerektiği, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hatalarının, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarının olması gerektiği, dava konusu olayda,
davacı şirket tarafından kazancının ticari kazanç niteliğinde olup olmadığı, Türkiye'de iş yerlerinin bulunmadığı ve ilgili şirketlerin mukimi oldukları devlet ile ülkemiz arasında akdedilen Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması uyarınca Türkiye'de vergilendirme yapılamayacağı iddialarında bulunulduğunun görüldüğü dikkate alındığında, hizmet alınan şirketlerin, Türkiye'de, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasında belirlenen tanıma uyan "iş yeri" sahibi olup olmadığı hususlarının hukuki yorum gerektirdiği,
dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikte açık ve mutlak vergilendirme yanlışlıkları kapsamında bulunmadığı dolayısıyla, 213 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen vergi hataları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Satılan bilgisayar yazılımlarına karşılık alınan ödemeler ticari kazanç kapsamında olduğundan vergiye tabi olmayan, verginin konusuna girmeyen kazanç üzerinden yersiz şekilde vergi alındığının açık olduğu ve bu hatanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. Maddesinde yer verilen mevzuda hata kapsamında yer aldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/4146, K. 2025/384, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama