KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/5431 E., 2024/5906 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/5431
- Karar No
- 2024/5906
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ... İnşaat Hırdavat İç ve Dış Ticaret Pazarlama Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılının Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık ve 2017 ile 2018 yıllarının tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ile 2016 yılının Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için üç kat, diğer dönemler için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu geçici vergilerin matrahı yönünden bağlı olduğu 2016 ila 2018 yılları için salınan kurumlar vergisine karşı açılan dava, Mahkemelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla cezalı kurumlar vergisi yönünden reddedildiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı,
mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2017 yılının Ekim dönemine ait olup aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının 2018 yılı için tekerrüre esas alınabileceği ancak 2017 yılı için tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle geçici vergi asılları ile 2017 yılının tüm dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı kaldırılmış, geçici vergiler üzerinden hesaplanan üç kat vergi ziyaı cezası ile 2018 yılının tüm dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından tarhiyat öncesinde beyan edilip tahakkuk eden verginin, tarh matrahı üzerinden hesaplanan dava konusu vergiden mahsup edilmemiş olmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının önceden beyan ve tahakkuk ettirilen vergiden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı,
2017 yılının Ekim dönemine ait olup aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezası 2018 yılı için tekerrüre esas alınabilmekle birlikte 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı kurala bağlandığından,
vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının tekerrür uygulamasına esas alınan 1.423,27-TL ceza miktarına isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının daha önce beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlendiğine ilişkin somut bir saptama yapılmadığı, mevzuat uyarınca tutulması gereken tüm defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, komisyon karşılığında sahte fatura düzenlendiğini ortaya koymada yeterli olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/5431, K. 2024/5906, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama