KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/57 E., 2024/1818 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/57
- Karar No
- 2024/1818
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnşaat Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, vergi incelemesine başlanılmasından sonra düzeltme beyannamesi verdiği, 2018 yılının Temmuz döneminde ilave edilecek katma değer vergisi tutarını 5.607-TL eksik beyan ettiği, sahte faturaları kayıtlarına aldığı ve bu faturalara yönelik ödemelerini banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla yapmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2018 Temmuz dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ile aynı yılın Şubat dönemi için kesilen fark vergi ziyaı cezası ile Mart ila Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri gereği artırılarak kesilen fark vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında 2018 yılının Şubat ila Haziran, Ağustos ila Aralık dönemleri için kesilen fark vergi ziyaı cezası ile aynı yılın Temmuz dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasının kalan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, 2018 yılının Temmuz dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bu tutar üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının yüzde ellisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği,
2016 yılının Aralık dönemine ait olup 2018 yılı içinde kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınabilmesi mümkün olmakla birlikte 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak 68,68-TL tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı kurala bağlandığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının tekerrür uygulamasına esas alınan ceza miktarına isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği,
bu tutarı aşan kısmının ise hukuka aykırı düştüğü, kayıtlara intikal ettirilen bu sahte fatura bedellerinin banka veya finans kurumları aracılığıyla ödenmesi beklenemeyeceğinden 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gibi aynı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının da hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle vergi ziyaı cezası ile bu ceza üzerinden uygulanan tekerrüre isabet kısım azaltılmış, kesilen özel usulsüzlük cezaları ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu kısım yönünden reddedilmiştir.
Vergi Mahkemesi kararının.
2016 yılının Aralık dönemine ait olup 2018 yılı içinde kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınabilmesi mümkün olmakla birlikte 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak 68,88-TL tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı kurala bağlandığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının tekerrür uygulamasına esas alınan ceza miktarına isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmediği,
bu tutarı aşan kısmına yönelik ise istinaf başvurusu kabul edilerek aşan tutarın hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet kısmı ise azaltılmış, diğer hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvurusu kararın, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde yer alan "...cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere..." ibaresinin tekerrürün uygulanacağı iki veya beş yıllık sürenin sona ereceği tarihin tespiti ile ilgili olduğu, dolayısıyla ilk fiil için kesilen cezanın kesinleştiği tarihten itibaren takip eden yılın başına kadar geçen süre içinde de aynı neviden ceza kesilmesini gerektiren fiilin işlenmesi durumunda tekerrür nedeniyle cezanın artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
aynı Kanun’un 353. maddesinde belge almadığı saptananlara ceza kesilebilmesi için belgenin kimden alınmadığının tespitinin zorunlu tutulmadığı, vergi inceleme raporu ile davacı şirketin katma değer vergisi dâhil 7.753.920-TL tutarındaki ödemesini tevsik zorunluluğuna uymayarak nakit olarak yaptığının tespit edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/57, K. 2024/1818, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama