İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.1996/5234 K.1997/2887

Davacı şirketin muhtelif yıllara ilişkin vergi borçlarını vadesinde ödememesi sebebiyle hesaplanan gecikme zamlarında hesap ve mahsup hatası bulunduğundan söz edilerek düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun vergi dairesi müdürlüğünce reddedilmesine…

Esas1996/5234Karar1997/2887Tarih6 Ekim 1997Okuma4 dk · 780 kelime

KÜNYE

4. Daire 1996/5234 E., 1997/2887 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
6 Ekim 1997
Esas No
1996/5234
Karar No
1997/2887
Temyiz Eden
…
Vekili
…
Karşı Taraf
Taşbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğü-ESKİŞEHİR
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

780 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Davacı şirketin muhtelif yıllara ilişkin vergi borçlarını vadesinde ödememesi sebebiyle hesaplanan gecikme zamlarında hesap ve mahsup hatası bulunduğundan söz edilerek düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun vergi dairesi müdürlüğünce reddedilmesine ilişkin 15.3.1996 günlü yazının iptali ile davacı şirketin borcunun bulunmadığının tespiti istemiyle dava açılmıştır. ...

Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idari davaların konusunu idari işlem ve eylemlerinin oluşturduğu, yükümlülerin dava konusu edebilecekleri işlemlerin kesin ve yürütülebilir nitelikte olması gerektiği, ayrıca ilgililerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 124 üncü maddesi uyarınca düzeltme ve şikayet başvurusu üzerine de dava açabilecekleri, dava konusu edilen 15.3.1996 tarihli davalı İdare yazısının kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir yazı olmadığı gibi dava konusu işlemin mahiyeti, tarihi ve numarasının tespitine yönelik alarak verilen dilekçe ret kararına rağmen,

yenilenen dava dilekçesinden bu hususların yine belirlenemediği, bu davanın idari işlemin geri alınması, düzeltilmesi istemiyle dava açma süresi içinde üst makama yapılmış bir başvurunun reddi üzerine açılmış bir dava olarak kabulüne de imkan bulunmadığı, diğer yandan davacı şirketin borçlarının olmadığının mahkemelerince tespitinin İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacı şirket, dava konusu işlemin, tamamen icra memurunun mahsup hatası yapmasına yönelik işlemin geri alınmasına ilişkin olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Savcısı …'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Davacı şirketin 27.12.1996 tarihli başvurusu üzerine vergi dairesi, ilgilinin dairelerine gecikme zammından kaynaklanan belirli bir miktar borcu bulunduğunu bildirmiştir. Verilen cevap, idari işlemin genel unsurlarını taşımakta ve davacıya belirtilen miktarda borcu ödeme sorumluluğunu yüklemektedir. İdarenin bu irade açıklaması üzerine idari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki genel esaslar çerçevesinde dava yoluna gidilmesine bir engel bulunmamaktadır.

Ayrıca anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre açılan iptal ve tam yargı davalarında istem hakkında karar vermeden önce ilgili yargı merciince mutlaka tespit niteliğinde bir takım işlemlerin yapılması gerekli olup, davacı şirketin borcunun bulunmadığının tespitine ilişkin talebini iptal davasının içinde düşünmek gerekmektedir. Bu nedenle, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 inci maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinde idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı kişisel hakları ihlal olunanlar tarafından iptal davası açılabileceği belirtilmiştir. Maddede davaya konu olacağından sözü edilen idari işlem, genellikle "idari bir yetkinin kullanılması sırasında kamu idaresinin bir organ tarafından açıklanan irade beyanı" olarak tarif edilmektedir. Tarifte yer alan, işlemin "idari bir yetkinin kullanılması sırasında" yapılmış olması unsuru işlemin hukuki sonuç doğuracak, kesin ve doğrudan uygulanabilir nitelikte olmasını gerektirir.

2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında ise ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, 2 nci fıkrada altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde konusuna göre Danıştay'a idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevabın kesin olmaması halinde ilgilinin bu cevabı, istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği öngörülmüştür.

Davacı şirketin muhtelif yıllara ilişkin vergi borçlarını vadesinde ödememesi nedeniyle hesaplanan gecikme zammında hesap ve mahsup hatası yapıldığı belirtilerek, bu hatanın düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine dava açılmıştır.

Vergi dairelerinin, idari işlemleriyle ilgili olarak vergi hukuku alanında tesis ettikleri, uygulanabilir nitelikte, yükümlünün hukukunu doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan irade açıklamalarının idari davaya konu teşkil edeceğinden kuşku duyulmaz. İdarenin vergi tarhı, tahakkuku ve tahsiline ilişkin işlemleri ile birlikte,idari işlem tarifindeki unsurları taşıyan diğer işlemleri hakkında dava açılabileceği muhakkaktır.

Davacı şirketin başvurusu üzerine vergi dairesi gecikme zammından kaynaklanan belirli bir miktar borcu bulunduğunu bildirmiştir. Gecikme zammına ilişkin olarak İdarece verilen bu cevap nihai bir karar olup, aynı zamanda, davacı şirketin hukukunu etkileyen, icrai nitelikte bir işlem niteliğindedir ve dava konusu edilmesine bir engel bulunmamaktadır.

Diğer yandan bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada, iptali istenen işlemle birlikte işleme esas olan hukuki durumun idari yargı yerince tespiti söz konusudur. Nitekim dava konusu edilen işlemin "iptaline" ya da "reddine" karar verilebilmesi için davacı şirketin borcunun olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Bu itibarla mahkeme kararında yazılı gerekçelerle ortada dava konusu edilebilecek türde bir idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu nedenle, ... Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, 6.10.1997 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 1996/5234, K. 1997/2887, 6 Ekim 1997 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
1996/5234
Karar No
1997/2887
Tarih
6 Ekim 1997

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.1996/5256 K.1997/2729
  • Danıştay 11. Daire E.1996/5353 K.1997/3370
  • Danıştay 11. Daire E.1996/5683 K.1997/3149
  • Danıştay 6. Daire E.1996/5907 K.1997/4306
  • Danıştay 11. Daire E.1996/6068 K.1997/3422
  • Danıştay 3. Daire E.1996/6251 K.1997/3301

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.