İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.1999/2309 K.2000/662

2- Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İSTANBUL

Esas1999/2309Karar2000/662Tarih22 Şubat 2000Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

4. Daire 1999/2309 E., 2000/662 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
22 Şubat 2000
Esas No
1999/2309
Karar No
2000/662
Temyiz Eden Taraflar
1- …
Vekilleri
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

2- Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İSTANBUL

İstemin Özeti : Davacı kurumun istihdam ettiği personelin özel gider indirimine konu işlemlerinin incelenmesi sonucu bazı personelin gerçek dışı ve içeriği itibarıyla yanıltıcı ödeme kaydedici cihaz fişi ve fatura kullandıklarının tespit edildiği ileri sürülerek, işçi ücretlerinden kesilerek beyan edilen gelir (stopaj) vergisinden mahsup edilen vergi iadesi alacaklarının mahsubu kabul edilmeyerek 1997/Mart ayı için gelir (stopaj) vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ...

Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının 5 inci bendinde mükellefin kendisi, eşi veçoçukları ile ilgili eğitim, sağlık gıda, giyim ve kira harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3 ünün ücretin safi değerinin tespitinde indirim olarak dikkate alınacağının belirtildiği,

üçüncü fıkrasında verilen yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca yayımlanan 176 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin F/2 bölümünde ise ücretlerin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandıklarının sabit olması halinde, işverenlerin ücretlilerin bu belgelerine dayanarak eksik ödedikleri gelir vergisi için adlarına ikmalen veya re'sen tarh edilen vergi aslı, ceza ve gecikme faizini genel hükümler çerçevesinde ücretlilere yansıtabileceklerinin öngörüldüğü, davacı şirketin işyerinde istihdam ettirilen işçilerin sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandıklarının tespit edildiği,

bu tespitler doğrultusunda davacı şirket adına yapılan tarhiyatta kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak matrahın bulunuş biçimi ve olayın özelliği dikkate alındığında kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle, gelir (stopaj) vergisine yönelik davanın reddine, kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine karar vermiştir.

Davacı şirket, sahte belge kullanımı yolundaki tespitlerin yeterli araştırmaya dayanmadığını, bu belgelerin sahte olduğunun kendilerince tespitinin mümkün olmadığını, davalı İdare ise kaçakçılık cezasının yerinde bulunduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedirler.

Savunmanın Özeti : Taraflar karşılıklı iddialarla yasal dayanaktan yoksun karşı taraf temyiz isteminin reddi gerektiğini savunmaktadırlar. Danıştay Savcısı …'in Düşüncesi : Çalışanlara ait harcama belgelerinin bir kısmının sahte olduğu gerekçesiyle işveren adına salınan gelir (stopaj) vergisini onayan, kesilen kaçakçılık cezasını kusur cezasına çeviren Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63/5. maddesinde, safi ücretin tespitinde mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3 ünün indirim konusu yapılacağı, bu harcamaların tevsik edilmesi halinde hesaplanacak gelir vergisi farkının ücretlinin ertesi yıl ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edileceği veya işveren aracılığıyla kendisine nakden iade edileceği açıklanmış, bu maddede harcama belgelerinin sahte olması nedeniyle fazla vergi iadesi ödeyen işverenin sorumlu olacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiş,

maddenin devamında harcama belgelerinin işverene ibraz beyanı ve verginin iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben yapmaya, bu uygulamanın usul ve esaslarını tayin ve tespite Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

Yasa ile verilen bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 176 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin (F) bölümünde ise, muhtasar beyanname veren işverenler, tevkif suretiyle ödedikleri vergilerin eksik beyanı ve ödenmesinden dolayı yapılan ikmal tarhiyatlardan sorumlu olduklarına göre özel gider indirimi dolayısıyle tevkif edilen vergilerin eksik beyanından da sorumlu oldukları belirtilerek yasada öngörülmeyen bir sorumluluk tespiti yoluna gidilmiştir.

Oysa sahte belge kullanma fiilini işleyen ve haksız yere özel gider indiriminden yararlanan kişi işveren değil, ücretlidir ve fazla ödenen vergi iadesinin, yanıltıcı belge sunarak gelir vergisinin eksik tahakkukuna ve ödenmesine sebebiyet veren ücretliden istenilmesi gerekir.

Nitekim Gelir Vergisi kanununda yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 2978 sayılı Yasanın 6/a maddesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin Danıştay kararları, sahte belge kullanma fiilini işleyerek haksız yere vergi iadesi alan ücretlilerden vergi iade ve cezasının alınacağı yolundadır.

Bu durumda GVK. 63/5.maddesinde öngörülmeyen bir hususun, yalnızca iadenin süresi ve nakden veya mahsuben yapılması konularında tanınan yetkiye dayanılarak çıkarılan genel tebliğle getirilmesi Anayasanın 73.maddesine de aykırı olduğundan bu tebliğden hareketle işveren adına yapılan tarhiyatın terkini gerekirken aksi yönde verilen kararda yasaya uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle vergi dairesi temyizinin reddi, yükümlü temyizinin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür.

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 5 inci bendi uyarınca mükellefin kendisi, eşi ve çoçukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3'ünün ücretin safi tutarının tespitinde indirim konusu olarak dikkate alınacağı, harcamaların Türkiye'de yapılması,

gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesinin gerektiği, hesaplanacak gelir vergisi farkının ücretlinin ertesi yıl ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edileceği, üçüncü fıkrasında ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben yaptırmaya, bu uygulamanın usul ve esaslarını tayin ve tespite Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 176 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin F/2 nci bölümünün üçüncü fıkrasında ücretlilerin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandıklarının sabit olması halinde, işverenlerin ücretlilerin bu belgelerine dayanarak eksik ödedikleri gelir vergisi için adlarına ikmalen veya re'sen tarh edilen vergi aslı, ceza ve gecikme faizinin genel hükümler çerçevesinde ücretlilere yansıtılabileceği öngörülmüştür.

Kanunda Maliye Bakanlığına düzenleme yapma yetkisi ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı, verginin reddine ilişkin süreleri tespit etme, iadenin nakden veya mahsuben yaptırılması, bu uygulamanın usul ve esaslarının tespiti konusundadır.

Buna karşın verilen bu yetki doğrultusunda yayımlandığı belirtilen 176 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde işverenlerin gerçeğe uygun düzenlenmeyen belge kullanımından dolayı sorumlu tutulmaları sonucunu doğuran bir düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar kanunda "usul ve esasları" belirleme konusunda yetki verildiği ifade edilmişse de "sorumluluğun" bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmayıp, bunun açıkça kanunda düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Bu nedenle davacı şirket hakkında yapılan tarhiyatta isabet bulunmadığından mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin esası incelendi:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 5 inci bendi uyarınca mükellefin kendisi, eşi ve çoçukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve kira harcamalarının yıllık toplam tutarının 1/3'ünün ücretin safi tutarının tespitinde indirim konusu olarak dikkate alınacağı, harcamaların Türkiye'de yapılması,

gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesinin gerektiği, hesaplanacak gelir vergisi farkının ücretlinin ertesi yıl ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edileceği, üçüncü fıkrasında ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben yaptırmaya, bu uygulamanın usul ve esaslarını tayin ve tespite Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 176 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin F/2 nci bölümünün üçüncü fıkrasında ücretlilerin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandıklarının sabit olması halinde, işverenlerin ücretlilerin bu belgelerine dayanarak eksik ödedikleri gelir vergisi için adlarına ikmalen veya re'sen tarh edilen vergi aslı, ceza ve gecikme faizinin genel hükümler çerçevesinde ücretlilere yansıtılabileceği öngörülmüştür.

Davacı şirketin istihdam ettiği işçiler tarafından ibraz edilen belgelerin incelenmesi sonucu, ödeme kaydedici cihazlarda hayali mükellefler adına düzenlenmiş fişlerin eklendiği, ilgili düzenlemelerde belirtilen şartlara haiz olmayan ödeme kaydedici cihaz fişleri ile faturaların da özel gider bildirimlerine yaygın olarak ekli olduğunun görüldüğü, gerek sahte gerekse muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler oldukları Marmara Bölge Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonucu belirlenen belgeleri düzenleyen mükelleflerin tespit edildiği anlaşılmıştır.

Bu listede yer alan mükelleflerden belgelerin aynı işyerinde çalışan şahıslardan komisyon karşılığı satın alınarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun belge düzenine ilişkin hükümlerine uygun olarak düzenlenen harcama belgelerinin gerçek dışı olduğunun ancak karşıt incelemeler sonucu anlaşılması mümkündür. Davacı kurumun böyle bir yetkisi bulunmadığı gibi söz konusu belgelerin ilk bakışta usulüne uygun olduğu görülmektedir.

Bu durumda davacı şirketin belgelerin gerçeğe uygun olmayan belge niteliği taşımasından sorumlu tutulması düşünülemeyeceğinden aksi yöndeki mahkeme kararında isabet bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu nedenle, davacı şirket temyiz isteminin kabulüyle ... Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, davalı İdare temyiz isteminin reddine, 22.2.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 1999/2309, K. 2000/662, 22 Şubat 2000 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
1999/2309
Karar No
2000/662
Tarih
22 Şubat 2000

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.1999/2376 K.2000/706
  • Danıştay 4. Daire E.1999/2485 K.2000/364
  • Danıştay 4. Daire E.1999/2559 K.2000/274
  • Danıştay 4. Daire E.1999/2562 K.2000/561
  • Danıştay 4. Daire E.1999/2563 K.2000/562
  • Danıştay 9. Daire E.1999/2776 K.2000/505

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.