İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2006/5182 K.2007/2065

2002 yılı işlemleri incelenen davacı adına inceleme raporuna dayanılarak ikmalen gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, vergi ziyaı cezası kesilmiştir. ...

Esas2006/5182Karar2007/2065Tarih14 Haziran 2007Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

4. Daire 2006/5182 E., 2007/2065 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
14 Haziran 2007
Esas No
2006/5182
Karar No
2007/2065
Kararın Düzeltilmesini İsteyen
…
Vekili
…
Karşı Taraf
Kavaklıdere Vergi Dairesi Başkanlığı / ANKARA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

2002 yılı işlemleri incelenen davacı adına inceleme raporuna dayanılarak ikmalen gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, vergi ziyaı cezası kesilmiştir. ...

Vergi Mahkemesi, Yap İşlet Devret sisteminde inşa edilip 20.12.1999 tarihinde işletmeye açılan tesis için 1999 yılı sonuna kadar kullanılan krediler nedeniyle oluşan kur farklarının tesisin maliyet bedeline intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulmasının zorunlu olduğu ve bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında da bir ihtilafın bulunmadığı,

tesisin işletmeye açıldığı tarihi takip eden dönemler için yapılan geri ödemeler dolayısıyla hesaplanan kur farklarının ne şekilde muhasebeleştirileceğine ilişkin olarak yayınlanan 163 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 2 numaralı bendinde, döviz kredisi kullanarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetlerin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların kıymetin maliyetine eklenmesinin zorunlu olduğu,

aynı kıymetlerle ilgili olarak söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılmasının mümkün olduğunun ifade edildiği, buna göre, sabit kıymetin işletmenin aktifine alındığı tarihi takip eden vergilendirme dönemleri içinde hesaplanan kur farklarının tamamının doğrudan gider yazılması ya da amortismana tabi tutulması konusunda mükelleflere seçimlik bir hak tanındığı, ancak söz konusu kur farklarının bir kısmının gider yazılması, bir kısmının ise amortisman yolu ile itfa edilmesine olanak bulunmadığı,

bu nedenle, ihtilaflı yıl için hesaplanan kur farkının tamamının amortismana tabi tutulması gerekirken, bir kısmının doğrudan gider yazılmasında hukuka uyarlık bulunmadığından yapılan tarhiyatın yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacının temyiz istemi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 21.6.2006 günlü ve E:2005/4, K:2006/1346 sayılı kararıyla; vergi aslına yönelik temyiz istemi reddedilmiş, vergi ziyaı cezasına yönelik temyiz istemi ise kabul edilip, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı ve yapılan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; görülmekte olan uyuşmazlıkta, Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurala göre hüküm kurulması,

Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olup, yüksek mahkemenin kararında, vergi ziyaı cezasının hesaplanış biçimi yönünden kurduğu gerekçe ile kamu yararının korunması yönünden belirttiği gerekçe göz önüne alındığında olayın niteliğine göre cezanın ziyaa uğratılan verginin sadece bir katı veya üç katı oranında uygulanmasının hukuka uygun olacağı gerekçesiyle Mahkeme kararının vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı bozulmuştur.

Davacı, yapılan tarhiyatın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede öne sürülen hususlar, kararın düzeltilmesini sağlayacak nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi : Uyuşmazlık, davacı kurumun 2002 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen rapora dayanılarak re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ve hesaplanan fon ile kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesince, vergi aslının onanmasına, vergi ziyaı cezasının ise, bir kat olmak üzere kısmen reddine dair verilen kararın düzeltilmesi istemine ilişkindir.

Davacı Kurumca Danıştay Dördüncü Dairesi kararının düzeltilmesi istenmekte olup; Danıştayın kısmen onama kararındaki düşüncede belirtilen gerekçe ile düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 334 Sıra Nolu Genel Tebliğinde yer alan III.kısım Kur Farkları başlığını taşıyan bölümde belirtilen hususlar karşısında karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinin 1/c bendi uyarınca yerinde görüldüğünden Dairemizin 21.6.2006 günlü ve E:2005/4, K:2006/1346 sayılı kararı kaldırılarak,... Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz istemi yeniden incelenip, gereği görüşüldü:

Elektrik enerjisi üretimi yapan davacı kurumun 2002 yılı faaliyet döneminde tahakkuk eden ve yatırımın finansmanında kullanılan kur farkı giderlerini ilgili dönemde kur farkı gelirlerine mahsup edip, kalan kısmını aktifleştirerek üzerinden amortisman hesaplanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek adına ikmalen salınan gelir (stopaj) vergisi, hesaplanan fon payı ile kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Değerlemenin tarifi" başlıklı 258 inci maddesinde, değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespiti olarak tanımlanmış, 261 inci maddesinde değerleme ölçüleri sayılmış, 262 nci maddesinde ise, maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade edeceği belirtilmiştir.

Yatırımların finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz giderleri ile yurt dışından döviz kredisiyle sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının sabit kıymetin maliyet bedeline mi intikal ettirileceği, yoksa doğrudan ilgili yılın giderleri arasında mı gösterileceği hususlarında tereddütler bulunması nedeniyle 27.1.1995 günlü 18648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 163 sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklama yapılmış, 2 nci fıkrasında,

döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesinin zorunlu bulunduğu, aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılmasının mümkün bulunduğu belirtilmiştir.

Anılan düzenlemelere göre,döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının maliyete mi ekleneceği yoksa doğrudan gider mi yazılacağı hususunda Vergi Usul Kanununda bir sınırlama getirilmediği,uygulamaya yön vermek amacıyla çıkarılan tebliğde bu hususta mükelleflere serbestlik tanındığı görülmektedir.

İncelenen dosyada,16.10.1996 tarihli yatırım teşvik belgesi kapsamında Yap İşlet Devret modeli ile. Çayı üzerinde.

Hidroelektrik Santrali inşaatını tamamlayarak 20.12.1999 tarihinde işletmeye açan davacı kurum tarafından, ilgili yılda yani işletme döneminde,yatırım dönemine ait döviz cinsinden kullanılan uzun vadeli yabancı kaynaklara ait kur farkı giderleri ile aynı yılda faaliyetinden elde edilip yabancı para şeklinde değerlendirilen hasılata ait kur farkı gelirleri mahsup edilerek kalan kur farkı gideri aktifleştirilip, işletme süresi dikkate alınarak amortisman hesaplanmış ve dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmıştır.İnceleme elemanınca,

sabit kıymetin işletmenin aktifine alındığı tarihi takip eden vergilendirme dönemleri için hesaplanan kur farklarının bir kısmının doğrudan gider yazılması bir kısmının ise amortisman yoluyla itfa edilmesi eleştirilerek, kur farklarının tamamı aktife alınmak suretiyle amortisman ayrılarak,

kur farkı gelirleri ise dönem kazancına eklenmek suretiyle matrah farkı bulunmuş,söz konusu tutarın kurumun yararlanma hakkı bulunan yatırım indirimi tutarından mahsup edilmesi sonucu yararlanılan yatırım indirimi nedeniyle gelir(stopaj)vergisi salınıp,fon payı hesaplanmış ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir Yukarıda belirtilen Vergi Usul Kanunu'nun değerleme ile ilgili hükümleri dikkate alındığında yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının nasıl değerleneneceği hususunda Kanunda herhangi bir düzenleme ve sınırlama olmadığı görülmektedir.Tamamen uygulamaya yön vermek amacıyla yayımlanan tebliğ ile de

davacının bu hakkının kullanımının sınırlanması ve vergi ziyaı cezası verilmesini gerektiren bir suçun işlendiğinin kabulü "Hukuk devleti" ilkesi ile bağdaşmayan bu durumdur.Kaldı ki, 5.5.2004 gün 25453 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 334 no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de, İdarenin uygulamaya ilişkin görüşü değişmiş, bu kez davacının uygulaması benimsenmiş ve lehe oluşan kur farklarının, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanlarının kambiyo geliri olarak değerlendirilmesi veya maliyetten düşülmek suretiyle amortismana tabi tutulmasının mümkün olduğu açıklanmıştır.

Bu durumda, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde lehe oluşan kur farklarının maliyetten düşülmesini engelleyen bir hüküm bulunmaması ve açıklama ve uygulamaya yön verme amacıyla yayımlanan genel tebliğlerle bir hakkın sınırlanmasının mümkün olmaması karşısında aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,davacının temyiz isteminin kabulüyle ... Vergi Mahkemesinin .. günlü ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına 14.6.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede öne sürülen hususlar, kararın düzeltilmesini sağlayacak nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği görüşüyle karara karşıyız .

Danıştay 4. Daire, E. 2006/5182, K. 2007/2065, 14 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2006/5182
Karar No
2007/2065
Tarih
14 Haziran 2007

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2006/5303 K.2007/2347
  • Danıştay 11. Daire E.2006/9345 K.2007/6043
  • Danıştay 12. Daire E.2007/2 K.2007/3187
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/12 K.2007/220
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2007/20 K.2007/211
  • Danıştay 12. Daire E.2007/144 K.2007/2900

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.