İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2009/6044 K.2009/5180

Davacı şirket adına, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına kurumlar vergisi ve ek kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayalı olarak resen salınan vergi ve kesilen cezaların tahsili amacıyla…

Esas2009/6044Karar2009/5180Tarih27 Ekim 2009Okuma5 dk · 990 kelime

KÜNYE

4. Daire 2009/6044 E., 2009/5180 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
27 Ekim 2009
Esas No
2009/6044
Karar No
2009/5180
Temyiz Eden
…
Karşı Taraf
Göztepe Vergi Dairesi Müdürlüğü/İSTANBUL
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

990 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Davacı şirket adına, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına kurumlar vergisi ve ek kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayalı olarak resen salınan vergi ve kesilen cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesi … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla.

24.5.1999 tarih ve 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4366 sayılı Kanun uyarınca davacı şirketin 1.1.1999 tarihinde münfesih olduğu, yargılama hukuku kurallarına göre dava ehliyetinin varlığının, öncelikle dava açanın taraf olma ehliyetinin bulunmasına bağlı olduğu, şirket ehliyetinin tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten itibaren kaybedildiği tarihe kadar mevcudiyetini koruduğunu, başka bir anlatımla, şirketin hak sahibi olması veya borçlu kılınabilmesinin ancak tüzel kişilik kazandığı tarihle bu kişiliğin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunduğu,

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirket tüzel kişiliğinin feshi ile ticaret sicilinden silineceği, olayda, davacı şirket tüzelkişiliğinin 4366 sayılı Kanun uyarınca 1.1.1999 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün bulunmadığından davada taraf da olamayacağından ehliyet nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacı, kuruluşundan itibaren hiç bir ticari faaliyetinin olmadığı, vergi dairesinin mükellefiyetini 31.12.2002 tarihinde resen terkin ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi : Uyuşmazlıkta, yükümlü şirketin muhtelif yıllara ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle şirket temsilcisi tarafından açılan davayı, şirketin, 24.6.1995 tarihli 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4366 sayılı Kanun gereği sermaye arttırımı yapmadığından 1.1.1999 tarihinde münfesih olduğu, bu tarihten itibaren tüzelkişiliğinin son bulması nedeniyle temsilinin de sözkonusu olamayacağı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddeden … Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

24.6.1995 tarihli 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayesi beşmilyar Türk Lirasından aşağı olan anonim şirketler ile beşyüzmilyon Türk Lirasından aşağı olan Limited şirketlerin bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde sermayelerini bu miktarlara çıkararak tescil ettirmedikleri takdirde münfesih olacakları hükme bağlanmıştır.

Türk Ticaret Kanununun 439 ncu maddesinde ise, infisah eden şirketin tasfiye haline gireceği, tasfiye haline giren şirketin hükmi şahsiyetini muhafaza edeceği tasfiye halinde şirket organlarının durumunu açıklayan 440 ncı maddesinde ise, şirketin tasfiye haline girmesi durumunda organların vazife ve selahiyetlerinin, tasfiyenin yapılabilmesi için zaruri olan ve fakat mahiyetleri icabı tasfiye memurlarınca yapılamayan muamelelere inhisar edeceği belirtilmiştir.

Olayda 24.6.1995 tarihli ve 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 8.6.1998 tarihli ve 4366 sayılı yasa gereğince 1.1.1999 tarihinde münfesih olan şirket adına düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılmıştır. Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uyarınca şirket infisah etmiş, ancak tüzel kişiliği sona ermemiştir. Dosyanın incelenmesinden, şirketin 1988 yılında kurulduğu ve ticaret siciline tescil ettirildiği, ilk iki yıl için şirket müdürlüğüne … ve …'ın seçildiği, sonrasında şirketin gayri faal duruma düşmesi ile yeni müdür atanmadığı dava, dilekçesinin adı geçen şahıslar tarafından imzalanarak dava açıldığı görülmektedir.

Bu durumda,gayrifaal durumda olan şirketin adına tesis edilen işlemlere karşı dava açma hakkının olmadığından söz etmek mümkün bulunmamaktadır.

Bu nedenle şirket menfaatinin hukuken korunması açısından davacının dava açma ehliyetine sahip olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken bu hususların gözardı edilerek verilen kararda isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz olunan Vergi Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince, dava dosyası tekemmül ettiği için davacının yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesine gerek görülmeyerek işin esası incelenip gereği görüşüldü:

Davacı şirketin 1994, 1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait kurumlar vergisi ve ek kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına dayalı olarak resen salınan vergi ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle şirket temsilcisi tarafından açılan davayı, şirketin, 24.6.1995 tarihli 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4366 sayılı Kanun gereği sermaye arttırımı yapmadığından 1.1.1999 tarihinde münfesih olduğu, bu tarihten itibaren tüzelkişiliğinin son bulması nedeniyle temsilinin de sözkonusu olamayacağı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Limited şirketler Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulup, faaliyet gösteren tüzel kişilikler olup ve yine bu Kanunda yer alan şartlar dahilinde infisah yada tasfiye yoluyla tüzel kişilikleri sona ermektedir.

24.6.1995 tarihli 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 2 nci maddesinde, esas sermayesi beşmilyar Türk Lirasından aşağı olan anonim şirketler ile beşyüzmilyon Türk Lirasından aşağı olan limited şirketlerin bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde sermayelerini bu miktarlara çıkararak tescil ettirmedikleri takdirde münfesih olacakları hükme bağlanmıştır.

Türk Ticaret Kanununun 439 ncu maddesinde ise, infisah eden şirketin tasfiye haline gireceği, tasfiye haline giren şirketin hükmi şahsiyetini muhafaza edeceği tasfiye halinde şirket organlarının durumunu açıklayan 440 ncı maddesinde ise, şirketin tasfiye haline girmesi durumunda organların vazife ve selahiyetlerinin, tasfiyenin yapılabilmesi için zaruri olan ve fakat mahiyetleri icabı tasfiye memurlarınca yapılamayan muamelelere inhisar edeceği belirtilmiştir.

Dosya içeriği bilgi ve belgelerin incelenmesinden, şirketin 1988 yılında ticaret siciline tescil ettirilerek hukuki kişiliğini kazandığı, ilk iki yıl için şirket müdürlüğüne … ve …'ın seçildiği, sonrasında şirketin gayri faal duruma düşmesi ile yeni müdür atanmadığı, dava dilekçesinin anılan şahıslar tarafından imzalanarak dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Türk Ticaret Kanununun 439 uncu maddesinde, infisah eden şirketin tasfiye haline gireceği, ancak hükmü şahsiyetini muhafaza edeceği kurala bağlandığından davacı şirketin söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca infisah etmesine karşın tüzel kişiliğinin sona ermediği açıktır. Davacının yasa gereği münfesih sayılmasından sonra tasfiye işlemlerine başlamadığı ve yeni bir kanuni temsilci atanmamış olması karşısında dava dilekçesini imzalayan şahısların kanuni temsilci sıfatının devam ettiğinin kabulü gerekir.

Bu nedenle, gayrifaal durumda olan şirketin menfaatlerinin korunması açısından Vergi Kanunları uyarınca adına tesis edilen işlemlere karşı dava açma ehliyetine sahip olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken davayı ehliyet yönünden reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle ... Vergi Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin 1/c bendi uyarınca bozulmasına 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2009/6044, K. 2009/5180, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2009/6044
Karar No
2009/5180
Tarih
27 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2009/6686 K.2009/10260
  • Danıştay 10. Daire E.2009/12471 K.2009/9318
  • Danıştay 7. Daire E.2006/9 K.2009/4592
  • Danıştay 7. Daire E.2006/3534 K.2009/4749
  • Danıştay 7. Daire E.2007/2 K.2009/4630
  • Danıştay 5. Daire E.2007/375 K.2009/6571

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.