İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2016/10624 K.2020/4199

Dava konusu istem: Davacı adına gayrimenkul satışı nedeniyle değer artışı kazancını beyan etmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2009 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.

Esas2016/10624Karar2020/4199Tarih3 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.182 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10624 E., 2020/4199 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
3 Kasım 2020
Esas No
2016/10624
Karar No
2020/4199
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.182 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına gayrimenkul satışı nedeniyle değer artışı kazancını beyan etmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2009 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının, Ankara İli Çankaya İlçesi.

Mahallesi … ada, … parselde bulunan ve arkadaşının eşi (…) adına kayıtlı bulunan taşınmazı 60.000 TL bedelle 02/10/2009 tarihinde satın aldığı ve aynı taşınmazın satışının yapılması için arkadaşı …'ya 02/10/2009 tarihinde verdiği vekaletnameye istinaden söz konusu gayrimenkulün, 19/11/2009 tarihinde … tarafından, 210.000,00 TL bedelle …’a satışının yapıldığı ve söz konusu satıştan elde edilen değer artış kazancının beyan edilmemesi nedeniyle davacının takdire sevk edildiği, takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı,

davacı tarafından …'ya verilen vekaletnameye istinaden, taşınmazın kısa bir süre sonra, … tarafından üçüncü şahsa satışının yapıldığı, elde edilen satış bedelinin bir kısmıyla davacının çekmiş olduğu kredi borcunun tamamının kapatıldığı dikkate alınarak ihtilaf konusu satışın gerçek bir taşınmaz satışı olmadığı, söz konusu satış üzerinden davacının değer artış kazancı beyan etmemesi gerekçesiyle tarhedilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, Borçlar Kanunu 19. Maddesine göre muvazaanın bir savunma olarak ileri sürülemeyeceği, idarenin tapu siciline güven prensibine göre işlem tesis ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 80. maddesinde değer artışı kazancının vergiye tabi olduğu, mükerrer 80/6. maddesinde "İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların" değer artış kazancı olduğu belirtilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi'nde; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.” hükmüne,

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesi'nde; "Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz. ..."hükmüne yer verilmiştir.

Tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile gerçek durumu onlardan gizleyerek kendi gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında geçerli olmayan bir hususta anlaşmalarına muvazaa ve bu şekilde yapılan işlemlere de muvazaalı işlemler denilir. Borçlar Kanunu 19. maddenin 2. fıkrası ile muvazaa sözleşmelerinin üçüncü kişileri bağlamayacağı düzenlenmiş olup, Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı hükmü getirilerek, mükelleflerin kendi iradeleri ile yaptıkları işlemler nedeniyle vergi idareleri karşısında sorumluluktan kurtulmalarının önü kapatılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının arkadaşı …'nun eşi adına kayıtlı bulunan taşınmazı 60.000 TL bedelle 02/10/2009 tarihinde satın aldığı ve aynı taşınmazın satışının yapılması için arkadaşı …'ya 02/11/2009 tarihinde verdiği vekaletnameye istinaden söz konusu gayrimenkulün, 19/11/2009 tarihinde … tarafından 210.000,00 TL bedelle …’a satışının yapıldığı ve söz konusu satıştan elde edilen değer artış kazancının beyan edilmemesi nedeniyle davacının takdire sevk edildiği,

davacı ile … arasında imzalanan muvazaa sözleşmesine göre davacının, arkadaşı …’nun ihtiyacı sebebiyle düşük faizli konut kredisinden yararlanabilmek için …'nun eşi adına kayıtlı bulunan taşınmazın davacıya satışının yapıldığı ancak bu işlemin gerçek bir satış olmadığı, davacının çektiği 130.000,00-TL konut kredisinin gerçekte … ve eşi tarafından kullanıldığı, davacı tarafından …’ya verilen vekaletnameye istinaden gayrimenkulün, … tarafından 19/11/2009 tarihinde 210.000,00 TL bedelle başka şahsa satıldığı, elde edilen satış bedelinin bir kısmıyla davacının çekmiş olduğu kredi borcunun tamamının kapatıldığı,

davalı idare tarafından değer artış kazancına esas matrah hesabında, davacının 130.000,00-TL kredi çektiği dikkate alınarak, taşınmazın iktisap bedelinin 130.000,00-TL olduğunun kabul edildiği, tapu kayıtlarına göre satış bedelinin 210.000,00-TL olduğu, 7.600,00-TL istina ve 5.100,00-TL tapu harcının tenzili suretiyle bulunan 67.300,00-TL değer artışı kazancı üzerinden dava konusu vergi ziyalı gelir vergisinin tarhedildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayda, her ne kadar davacı tarafından muvazaalı sözleşme ile davacının, arkadaşının ihtiyacı sebebiyle, düşük faizli konut kredisinden yararlanabilmek için taşınmazın satışının yapıldığı ve bu işlemin gerçek bir satış olmadığı, belirtilmiş ise de, davacı ile dava dışı … arasında imzalanmış 02/10/2010 tarihli anlaşmanın, davalı idareye karşı ileri sürülemeyeceği, davacının satışın muvazaa anlaşmasına binaen yapıldığı iddiasının hukuken kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak, vergi dairesince yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/11/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddiası halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu,

30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu, 134. maddesinde de, vergi incelenmesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu,

"Takdir Kararı" başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlı olduğu ve takdir kararlarında takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın bulunacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacının arkadaşı ...'nun eşi adına kayıtlı bulunan taşınmazı 60.000 TL bedelle 02.10.2009 tarihinde satın aldığı ve aynı taşınmazın satışının yapılması için arkadaşı ...'ya 02.11.2009 tarihinde verdiği vekaletnameye istinaden söz konusu gayrimenkulün, 19.11.2009 tarihinde ... tarafından 210.000,00 TL bedelle …’a satışının yapıldığı ve söz konusu satıştan elde edilen kazancın değer artış kazancı olduğu ve bu kazancın beyan edilmemesi nedeniyle ilgili dönem matrahının re'sen takdir edilmesi amacıyla takdir komisyonuna sevk edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak, davalı idare tarafından değer artış kazancına esas matrah hesabında, davacının 130.000,00-TL kredi çektiği dikkate alınarak, taşınmazın iktisap bedelinin 130.000,00-TL olduğunun kabul edildiği, tapu kayıtlarına göre satış bedelinin 210.000,00-TL olduğunun tespit edildiği, 7.600,00-TL istina ve 5.100,00-TL tapu harcının tenzili suretiyle bulunan 67.300,00-TL değer artışının, mükellefin beyanına ilave edildiği anlaşılmakla, takdir komisyonunca gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmadığı,

ilgili kişilerden bilgi alınmadan yalnızca Banka'dan çekilen kredi miktarına göre taşınmazın iktisap bedelinin belirlenmiş olmasında hukuka uygunluk, Vergi Mahkemesi kararında da sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından temize konu Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2016/10624, K. 2020/4199, 3 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2016/10624
Karar No
2020/4199
Tarih
3 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2016/10629 K.2020/4926
  • Danıştay 4. Daire E.2016/10636 K.2020/4889
  • Danıştay 6. Daire E.2016/10645 K.2020/11782
  • Danıştay 7. Daire E.2016/10668 K.2020/4690
  • Danıştay 8. Daire E.2016/10701 K.2020/5141
  • Danıştay 6. Daire E.2016/10713 K.2020/10284

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.