KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10758 E., 2021/26 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2021
- Esas No
- 2016/10758
- Karar No
- 2021/26
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Gayrimenkul Yatırımları Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; Şişhane Kapalı Otopark yapımının yap işlet devret modeli ile 2014/Nisan döneminde tamamlandığı, bu tarihe kadar yapılan giderlerin yatırım maliyetine eklendiği, yatırımın 2014/Mayıs ayından itibaren işletilmeye başlanıldığı, Mayıs ayından itibaren yapılan finansman giderlerinin yatırım maliyetine değil de doğrudan gider olarak dikkate alınması gerektiğine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen 2014/10-12 dönemi geçici vergi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; yatırımların finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz giderleri ile yurt dışından döviz kredisiyle sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının sabit kıymetin maliyet bedeline mi intikal ettirileceği yoksa doğrudan ilgili yılın giderleri arasında mı gösterileceği hususlarında tereddütler bulunması nedeniyle 27/01/1995 tarih ve 18648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 163 sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklama yapıldığı,
bu tebliğin 2. fıkrasında, döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesinin zorunlu bulunduğu, aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılmasının mümkün bulunduğunun belirtildiği,
anılan düzenlemelere göre, döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan farklarının maliyete mi ekleneceği yoksa doğrudan gider mi yazılacağı hususunda Vergi Usul Kanununda bir sınırlama getirilmediği, uygulamaya yön vermek amacıyla çıkarılan tebliğde bu hususta mükelleflere serbestlik tanınarak mükelleflere maliyet ya da gider yönünden seçme hakkının getirildiği,
davalı idare tarafından bu seçimlik hakkın ortadan kaldırılması suretiyle işlem tesis edilemeyeceği, konu ile ilgili olarak Vergi Usul Kanununda bir herhangi bir sınırlama getirilmediğinden dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İhtirazi kayıtla beyanname verilirken kanuni gerekçe belirtilmediğinden davanın öncelikle usulden reddinin gerekeceği, davaya konu tahakkukta da hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/10758, K. 2021/26, 11 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama