KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10983 E., 2021/306 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2021
- Esas No
- 2016/10983
- Karar No
- 2021/306
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Otomotiv İnşaat Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2009/12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması ve dayanağı takdir komisyonu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönem defter ve belgelerinin dolayısıyla hesaplarının incelenmediği, tutulması zorunlu defter veya belgelerdeki kayıtların gerçek durumu yansıtmadığı yönündeki delillerin açıkça ortaya konulmadığı, takdir komisyonunca soyut gerekçelere dayanılarak matrah takdir edildiği, bu durumda, davacı tarafından tutulması zorunlu defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı açıkça ve tüm delilleriyle ortaya konulmaksızın, davacının takdire sevk işlemi ile belirlenen matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 30. maddesinde de, re'sen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu belirtilmiş; maddenin 4. fıkrasında ise, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması hali, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, … tarih ve … sayılı yazı ile uyuşmazlık konusu dönemde hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu tanzim edilmiş olan ...'den fatura aldığının bildirilmesi üzerine, defter ve beyannamelerinin gerçek durumu yansıtmadığından bahisle 18/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 25/05/2015 tarihli takdir komisyonu kararı ile takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyata karşı bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlığın çözümünün anılan mükelleften alınan faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine göre re'sen tarh nedeninin varlığı halinde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği açık olup, davacının fatura aldığı mükellef hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporu ve eki bilgi belgeler de idareden temin edilerek, söz konusu raporlarda geçen tespitler ışığında ortaya çıkan sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Mahkemece, davacının takdir komisyonu kararının iptali istemi hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, yeniden verilecek kararda, bu hususta da değerlendirme yapılması gerekmektedir.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/10983, K. 2021/306, 18 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama