KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11926 E., 2021/3446 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/11926
- Karar No
- 2021/3446
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Emlakçılık yapan davacı adına, 2009 yılındaki dört adet taşınmaz satışını kayıt ve beyan dışı bıraktığı görüşüyle takdir komisyonu tarafından belirlenen matrahlar üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2009 yılı gelir vergisi ve 2009/4-6, 7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; satılan taşınmazların davacıya maliyetinin araştırılmaması ve vergi dairesince bilinen adresler üzerinden davacının bilgisine başvurulmaması nedeniyle, emlak faaliyetiyle uğraşan davacının kayıt ve beyan dışı bıraktığı belirtilen satışlarının tamamının ticari amaçla yapıldığı ve bu satışlara ilişkin verginin matrahının gerçeğe en yakın şekilde hesaplandığı hususları davalı idarece yeterli ve elverişli ölçüde ispatlanamadığından;
davacı hakkında yürütülen vergi incelemesinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen "ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak" amacına uygun olmadığı ve dolayısıyla dava konusu vergi ve cezalarda yasaya uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından mükellefin gayrimenkul alım satımı işi ile uğraştığı, verilen beyannamelerde gelir ve giderlerinin mevcut olduğu, giderlere yönelik olarak herhangi bir araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, takdir komisyonları inceleme yetkisine sahip olmakla beraber her olay hakkında inceleme yapmak zorunda olmadıkları aksinin idarenin takdir yetkisini elinden almak olacağı, davacı tarafından herhangi bir ispat vasıtasının ileri sürülmediği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/11926, K. 2021/3446, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama