KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12092 E., 2021/1255 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/12092
- Karar No
- 2021/1255
- Temyiz eden (davacı)
- … İthalat İhracat ve Pazarlama Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden ilişkili olduğu şirketlere verdiği borç para nedeniyle elde ettiği faiz gelirinin, söz konusu kurumların ilgili dönemde zarar beyan etmesi nedeniyle, davacının iştirak kazancı istisnasından faydalanamayacağından bahisle 2010 yılı kurum zararının 447.087,08-TL azaltılması işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; örtülü sermaye kullanan tarafından örtülü sermaye üzerinden hesaplanan ve kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilen faiz ve kur farkı tutarlarının, örtülü sermaye kullandıran açısından iştirak kazançları kapsamında kurumlar vergisinden istisna tutulması suretiyle yapılacak düzeltme için 5520 sayılı Kanunun 12/7. maddesinde öngörülen yasal koşulun,
örtülü sermaye kullanan firmanın örtülü sermaye üzerinden hesapladığı faiz ve kur farkı tutarlarının kanunen kabul edilemeyen gider beyanı sonucu adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması hususu Kanun ve buna dayalı çıkarılan ikincil mevzuatta açıkça ifade edildiği, dolayısıyla örtülü sermaye kullanan firmanın, dönem sonunda en az örtülü sermaye üzerinden hesapladığı faiz ve kur farkı tutarları kadar matrah beyan etmemesi ve hatta bunun tarh edilip ödenmemesi durumunda anılan iştirak kazanç istisnasından yararlandırılmasının mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, söz konusu faiz gelirinin kendi kurumlar vergisi beyanında gelir olarak beyan edildiği, ilişkili şirketler tarafından da kanunen kabul edilmeyen giderler olarak beyanlarına yansıtılmış olduğu Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinde öngörülen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olma koşulunun ise ödenecek vergi çıkan dönemleri kastettiği, dolayısıyla kendilerinin ve ilişkili şirketlerin zarar beyanları olması nedeniyle ilgili dönemde söz konusu faiz geliri nedeniyle iştirak kazancı istisnasından faydalandırılmamak suretiyle kurumlar vergisi zararının azaltılması işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı idarenin bu işleminin mükerrer vergilendirmeye sebep olacağı iddia edilerek ret kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12092, K. 2021/1255, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama