KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12637 E., 2021/669 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/12637
- Karar No
- 2021/669
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...Metal Reklam Matbaa Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re'sen tarh edilen 2009/2, 5, 6, 7 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının Zeytinburnu Vergi Dairesi mükellefi ...'dan aldığı faturalar yönünden gelen inceleme emri sebebiyle incelemeye alındığı, inceleme sonucunda düzenlenen inceleme raporunda bu mükellef haricinde bir kısım mükelleften alınan faturaların da eleştirilmesi suretiyle rapor tanzim edildiği, ancak anılan mükellefler ile ilgili olarak da inceleme yapılmasına dair üst makamlardan ek emir alınmadığı gibi, durum hakkında davacıya bilgi de verilmediği,
bu durumda, dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı olan inceleme raporunun usule uygun olarak düzenlenmiş olmaması sebebiyle, adı geçen mükelleflerden alınan faturalar sebebiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı,
öte yandan davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Zeytinburnu Vergi Dairesi mükellefi ... hakkındaki vergi tekniği raporundaki tespitlerden, mükelleften alınan faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmadığının idarece somut bir biçimde ortaya konulamadığı dolayısıyla söz konusu faturalar nedeniyle re'sen tarhedilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen, özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir. Cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Davacının fatura aldığı Zeytinburnu Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen ...tarih ve ...vergi tekniği raporunda özetle; mükellefin ...tarihinde ...mah. ...Cd. No:....../ ...adresinde deri şapka, yelek imalatı toptan satışı işiyle iştigal etmek için mükellefiyet tesis ettirdiği, 12/03/2008 tarihli açılış yoklamasında işyerinin 30 m2 olduğu, işyerinde bir işçi çalıştırdığı, işyerinde iki adet deri dikiş makinesi ve iki adet çalışma masası bulunduğu tespit edilmiştir.
Mükellef 27/03/2009 tarihli dilekçesiyle adresini ...Mah. ....Sokak No:......olarak değiştirmiş, yeni adresinde konfeksiyon işini bırakıp inşaat malzemeleri toptan alım satımı yapacağını beyan etmiştir.
Bu beyan üzerine yapılan 30/03/2009 tarihli yoklamada işyerini büro olarak kullandığı, üç adet büro takımı , iki adet bilgisayar bulunduğu, işçisinin olmadığı, emtiasının bulunmadığı, iki adet işçi yoklama esnasında işyerindeyken diğer üç işçisinin piyasada olduklarını söylediği tespit edilmiştir.16/08/2009 tarihinde yoklama için gidilen adresin kapalı olduğu görülmüştür.23/10/2009 tarihinde yapılan yoklamada mükellefin adresini tekrar taşıdığı, yeni adresinin ...Mah. ...Sk.
No:... .../... / ... olduğu 01/07/2009 tarihinde yapılan yoklamada tespit anında 3 işçisinin olduğu, reklam baskı işi yaptığı, işyerinde 1 adet dikiş makinesi, 2 adet baskı makinesi, muhtelif baskı kalıbı mevcut olduğu tespitleri yapılmıştır.2008 ve 2009 yıllarına ilişkin Ba- Bs formları incelendiğinde; ...'ın 2009/07 dönemine ilişkin Bs formunda 30.000,00 TL'lik satış yaptığını beyan ettiği görülmüş ancak mükelleften mal aldığını söyleyen 173 ayrı mükellef 2009 takvim yılı için 1665 adet belge karşılığında 50.877.999,00 TLtutarında mal ve hizmeti ...'dan aldıklarını beyan etmişlerdir.
Mükellefe ikametgah adresi olan ...Mah. ...Sk. No:... ... / İstanbul adresine ...tarihli ve ...sayılı defter belge isteme yazısı gönderilmiş olup adresin boş ve kapalı olduğu, muhtarlıkta kaydının bulunmadığı tespitleri yapılmıştır.
Yukarıdaki tespitlerin davacının kullandığı fatura içeriği ve miktarıyla birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu fatura içeriği ticareti yapabilecek ticari organizasyonu bulunmadığı anlaşılan mükelleften alınan faturaların indirimlerden çıkartılması suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, belirtilen gerekçeyle verilen Mahkeme kararının bu kısmında yasal isabet görülmemiştir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "İncelemede Uyulacak Esaslar" başlıklı 140. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılan inceleme sonrasında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden davacının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği tespit edilen mükelleflerden yapılan alımlara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmeyerek dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı görülmektedir.
Mahkemece görevlendirme yazısıyla yetki verilmeyen başka firmalar nedeniyle de inceleme yapılarak davacının bu firmalardan almış olduğu faturalardaki katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmediği, dolayısıyla inceleme raporunun usulüne uygun düzenlenmediği belirtilmiş ise de, inceleme elamanına kişilerle ilgili ayrıca bir yetki verilmesine gerek olmadığı, nezdinde inceleme yapılan mükellef hakkında mevzuatla belirlenen sınırlar içinde inceleme yapma yetkisi bulunduğu açıktır.
Dosyada bulunan inceleme emri yazısında "Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümleri dikkate alınarak incelemenin yapılması gerektiği, nezdinde inceleme yapılacak kişilere ve konulara ilişkin bilgilere, incelemenin türüne, gerekçesine, dönemine ve kapsamına ilişkin hususlara yer verildiği ve incelemenin verilen yetki içerisinde yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, inceleme elemanı tarafından mevzuat hükümlerindeki usul ve esaslara uygun olarak inceleme yapıldığı anlaşıldığından, belirtilen kısım yönünden işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12637, K. 2021/669, 2 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama