KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12748 E., 2020/5217 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/12748
- Karar No
- 2020/5217
- Temyiz eden (davacı)
- … İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2009/8,9,10 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının dava konusu dönemlerde fatura alımında bulunduğu … Vergi Dairesi mükellefi ... Taşımacılık Gümrükleme ve Ticaret Ltd. Şti.'den almış olduğu faturaları ibraz edemediği, katma değer vergisi indirimden yararlanabilmek için gerekli olan, indirim konusu yapılacak verginin fatura üzerinde gösterilmesi şartını yerine getiremediği dolayısıyla adına re'sen tarh edilen 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, ortada re'sen tarh nedeninin bulunmadığı, vergi inceleme raporunun haksız, eksik ve varsayıma dayalı olduğu, yapılan mal ve hizmet alışlarının gerçek olduğu, sahte fatura kullanmalarının söz konusu olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12748, K. 2020/5217, 7 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama