KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12989 E., 2020/5489 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/12989
- Karar No
- 2020/5489
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına ilgili yılda ödenmemiş olan sigorta primlerini gelir vergisi matrahında gider konusu yaptığından bahisle takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2011 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; takdir komisyonu tarafından davacının defter ve belgeleri incelenmek suretiyle, ilgili dönemde tahakkuk eden sigorta primlerinin gelir vergisi matrahında indirim konusu yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, yalnızca davacının dava konusu primleri ödemediğini belirten dilekçesi esas alınarak matrah takdir edildiği bu durumda eksik incelemeye dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına ilgili yılda ödenmemiş olan sigorta primlerini gelir vergisi matrahında gider konusu yaptığından bahisle takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2011 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kabul kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi açık ve tabii bulunmayan ifadelerin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı.
30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıdan ilgili yıla ait sosyal güvenlik primlerinin fiilen ödenmiş olup olmadığı yönünde izahat istendiği ve davacı tarafından verilen dilekçede sigorta primlerinin ödenmemiş olduğunun bildirildiği bunun üzerine ilgili dönem matrahının takdiri için takdir komisyonuna sevki üzerine takdir komisyonunca ödenmeyen sigorta primleri tutarı dikkate alınarak belirlenen matrah üzerinden dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının bilançosunda gider olarak yer alan ve ödenmediği yine davacının bizzat beyanıyla ortaya konan sigorta primleri için giderleştirme hakkı bulunmadığı ihtilafsız olup söz konusu giderlerin matraha dahil olmadığı yönünde bir iddianın ispatının davacı tarafta olacağı ve dosyaya bu yönde bir bilgi ve belgenin sunulmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12989, K. 2020/5489, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama