KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/13096 E., 2021/552 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2021
- Esas No
- 2016/13096
- Karar No
- 2021/552
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik yapan davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2011/1 ilâ 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının 2011 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde hazırlanan … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda, Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde davacı tarafından 2011 takvim yılında 78 adet müşterisine "aracılık-sorumluluk" kapsamında muhasebe hizmeti sunulduğu, ancak sadece 36 adet hizmet sözleşmesinin vergi inceleme elemanına gönderildiği,
2011 yılında davacının hizmet verdiği kişi ve kurumlardan tahsil ettiği tutarların Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın belirlediği tarifenin altında kaldığı, yine 2011 yılında 117 adet müşterisine aracılık hizmeti verildiği, hizmet sunulan bu kişi ve kurumların bir kısmından ücret tahsil edilmiş iken bir kısmından ücret tahsil edilemediği, yine aracılık hizmeti sunduğu kişi ve kurumlardan tahsil edilen tutarların tarifede öngörülen tutarların altında kaldığının görüldüğü,
ancak katma değer vergisinde vergiyi doğuran olay hizmetin ifası olduğundan, hizmetin karşılığı olan bedelin tahsilatının yapılmamasının hizmetin ifası ile doğmuş ve beyan edilmesi gereken katma değer vergisi yönünden sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, davacı tarafından sağlanan serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik hizmetlerinin ifası ile birlikte doğan ancak ilgili dönem beyanlarında gösterilmeyen katma değer vergisi nedeniyle davalı idarece re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
2011 yılında hizmet verilen mükelleflerden tahsil edilmeyen gelirlerin 2012 yılında tahsil edildiğinde 2012 yılının geliri olarak beyan edildiği, katma değer vergisinin de o yıl beyan edildiği, mükelleflerin yıllarca hizmet verdiği mükellefler olduğu, hizmet verdiği firmaların tamamının katma değer vergisi mükellefi olduğu, tahsil edilmeyen ücretlerin sonraki aylarda tahsil edileceği düşüncesiyle hareket edildiği, inceleme elemanının kendisinden bütün sözleşmeleri talep etmediği, şifai olarak birkaç tane getirmesinini söylendiği, mali müşavirlik ücretleri yönünden Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının belirlediği asgari ücretlerin tavsiye mahiyetinde olduğu, verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. .
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/13096, K. 2021/552, 28 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama