KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/13702 E., 2020/5347 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/13702
- Karar No
- 2020/5347
- Temyiz eden taraflar
- 1- Tasfiye Halinde … Motorlu Araçlar İnşaat ve
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Kiralama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2013/4 dönemi için re'sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; şirketin beyan ettiği satış tutarı ile ithalatçı firmaların ithalatta belirttiği bedel üzerinden tespit edilen 723.204,68 TL matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyata ilişkin olarak, genel ve soyut ifadelerle, araç satılan kişiler nezdinde karşıt inceleme yapılmaksızın, araçların gerçek satış değerinin davacının belirttiği değerlerden farklı olduğu iddiası somut olarak ortaya konulmaksızın, davacının beyanı kabul edilmeyerek bulunan matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık;
kaydi envanter incelemesi sonucu 1 adet aracın satış tutarının defter kayıtlarına hasılat olarak kaydedilmediğinin davacı tarafından kabul edilmesi karşısında, 118.644,07 TL matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Vergi inceleme raporunun eksik incelemeye, varsayıma ve kanaate dayalı olduğu, satış faturalarında yer alan tutarların gerçek satış tutarları olduğu, alıcılar nezdinde araştırma yapılmadığı, fatura bedellerinden başka bir bedelin tahsil edilip edilmediğinin araştırılmadığı, maliyetin altında satış yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 323 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre noterlerde yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların banka ve benzeri finans kurumları aracı kılınarak yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, firmalarınca da araç alım satım işlemleri noter aracılığıyla yapıldığından, anılan tevsik zorunluluğu kapsamında olmadıkları, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edilen davacı adına tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı tarafından Vergi Mahkemesi kararının 118.644,07 TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin kısmına yönelik olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Dava konusu cezalı tarhiyatın matrahın hesaplanması yönünden bağlı olduğu ve davacı adına 2012 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 723.204,68 TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin kısmı, Dairemizin 08/12/2020 tarih ve E:2016/13648, K:2020/5344 sayılı kararıyla bozulduğundan, söz konusu matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyat hakkında, anılan bozma kararı üzerine oluşan hukuki durum dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/13702, K. 2020/5347, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama