İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2016/14595 K.2020/3342

Dava konusu istem: Davacı adına ortaklarına faizsiz nakit kullandırmak ve maliyetlerini haksız yere yükseltmek suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırdığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re'sen tarh edilen 2013/12 dönemi tekerrür…

Esas2016/14595Karar2020/3342Tarih30 Eylül 2020Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/14595 E., 2020/3342 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
30 Eylül 2020
Esas No
2016/14595
Karar No
2020/3342
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Tekstil Turizm Madencilik Enerji İnşaat İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.265 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına ortaklarına faizsiz nakit kullandırmak ve maliyetlerini haksız yere yükseltmek suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırdığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re'sen tarh edilen 2013/12 dönemi tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalı gelir(stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağının iki kalemden oluştuğu cezalı tarhiyata dayanak teşkil eden ilk kalem olan'' davacının ortaklarına karşılıksız olarak kullandırmış olduğu ödünç para dolayısıyla 76.574.47 TL tutarındaki faiz gelirini beyan dışı bıraktığı'' tespiti ilgili mevzuat ışığında incelendiğinde, davalı idarece davacı şirketin kasa hesabındaki paraları ortaklarına kullandırdığına dair somut bir tespitin yapılamadığı, hangi ortaklara ne kadar para kullandırıldığını gösteren herhangi bir karşıt incelemeye yer verilmediği,

dolayısıyla bu iddianın somut olarak ispatlanmadığı, dava konusu cezalı tarhiyata dayanak teşkil eden ikinci kalem olan davalı idarenin '' davacının 2013 yılı hesap döneminde 1.226.400.82 TL tutarındaki ticari malı haksız olarak maliyetlerine intikal ettirdiği'' tespiti de ilgili mevzuat hükümleri ışığında incelendiğinde, davacının sipariş avanslarına aktarılan şirket bakiyelerinin satıcılar hesabına aktarılırken yanlışlıkla ticari mallar hesabına kayıt yapıldığı, bu kaydın bir mal alışına yönelik olmadığı, bu işlemin maliyetleri artıracağının düşünülmediği, yalnızca hatalı yapılan kayıttan kaynaklandığı,

araştırıldığında ilgili rakamların hesaplarında durduğunun görüleceği yönünde iddiası olduğunun görüldüğü, oysa ki davalı idare tarafından bu iddiayı çürütecek şekilde ticari mal hesabının dökümünün yapılıp incelenmediği, sadece kârlılık oranlarına bakılarak hesaplama yapıldığı, kaydın mal alışına yönelik olduğunu gösteren faturaların tespit edilemediği ve bu durumun maliyete yansıdığına dair somut tespit yapılmadığı görülmüş olup, tarhiyatın bu kısmının da eksik incelemeye dayalı olduğu bu durumda somut tespitlere dayanmayan eksik incelemeye dayalı rapora istinaden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar, kararın tarhiyatın 2013 yılı hesap döneminde 1.226.400.82 TL tutarındaki ticari malı haksız olarak maliyetlerine intikal ettirdiğine ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.

Kararın davacının ortaklarına karşılıksız olarak kullandırmış olduğu ödünç para dolayısıyla 76.574.47 TL tutarındaki faiz gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle yapılan tarhiyata ilişkin temyiz istemine gelince

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin B bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği hükmüne yer verilmiş, 134'üncü maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında; kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alımı ya da satımında bulunurlarsa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı, alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği hüküm altına alınmış, 2'nci fıkrada, ilişkili kişinin;

kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımlarının da ilişkili kişi sayılacağı, kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkanı sağlayıp,

sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulu'nca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemlerin de, ilişkili kişilerle yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Örtülü kazanç dağıtımı, kurumlar vergisi mükellefi olan bir şirketin vergilendirilmemiş kazancının yasal kazanç dağıtımı ya da sermayenin geri ödenmesi söz konusu olmadan ortaklara veya ortakların yakınlarına aktarılmasıyla gerçekleşmektedir. Örtülü kazanç dağıtımına ilişkin yasal düzenlemelerin amacı kuruma ait kazancın tamamen ya da kısmen vergiye tabi tutulmaksızın kurum dışına çıkarılmasını önlemektir. Örtülü kazanç dağıtımından söz edilebilmek için doğrudan ya da dolaylı bir ortaklık ilişkisinin ve menfaat aktarımının ortaya konulması gerekmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13'üncü maddesi uyarınca kazancın örtülü kazanç dağıtımı olarak nitelendirilmesi için vergiyi doğuran olayda maddede aranılan koşulların bulunması gerekmektedir. Bu koşullardan ilki; kazanç dağıtan ile bu kazancı kullanan kişi ve kurumların aralarında vasıtalı, vasıtasız bir şirket ilişkisi veya sıkı bir ekonomik ilişkinin bulunması, ikincisi; kurumun sözü edilen gerçek ve tüzel kişilerden yaptığı borçlanmanın teşebbüste devamlı olarak kullanılması, üçüncüsü ise; bu kazanç dağıtımı nedeniyle Hazinenin kayba uğraması halleridir.

Bu durumda şirketin yakın ekonomik ilişki içerisinde bulunduğu gerçek ve tüzel kişilere borç vermesi, ortakların doğrudan veya ortak oldukları bir başka şirket münasebeti ile o şirkete borç (örtülü kazanç) vermeleri, ya da aralarında çok sıkı bir iktisadi münasebet nedeniyle yeterince güven bağı oluşan gerçek veya tüzel kişilerin yine birbirine aslında örtülü kazanç niteliğinde olan borç vermeleri hali kastedilmekte olup, bu durum aynı zamanda örtülü kazanç uygulamasının nihai amacı olan, aslında gizli veya açık ortak olan şahıs veya kurumların kazancının borç sayılmasının önlenmesi, yani; kurum kazancının vergi dışı bırakılması ve öz sermaye üzerinden faiz yürütülmesinin engellenmesidir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının günlük nakit ihtiyacının hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca ortaya konmuş olduğu buna göre söz konusu tutarı aşan kısmın adatlandırılması(iç emsal bulunmaması nedeniyle TCMB verileri dikkate alınarak) ve vergiden arındırılması suretiyle elde edilmesi gerektiği halde hesaplanmayan faiz tutarının belirlendiği anlaşılmaktadır.

Olayda; davacının günlük nakit ihtiyacından fazlasını kasasında tutmasının ticari teknik icaplar uyarınca mutad olmadığı, söz konusu fazladan bulundurulan tutara ilişkin gerekliliği davacının ortaya koyması gerekirken böyle bir ispat yoluna gitmediği dosya içeriğinden anlaşılmakta olup yapılan cezalı tarhiyatın bu kısmnında hukuka aykırılık aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

Öte yandan, Mahkemece yeniden verilecek kararda tekerrür uygulanmasına ilişkin hususun ayrıca değerlendirilmesi gerektiği de tabiidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,

2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, tarhiyatın 2013 yılı hesap döneminde 1.226.400.82 TL tutarındaki ticari malı haksız olarak maliyetlerine intikal ettirdiğine ilişkin ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Mahkeme kararının davacının ortaklarına karşılıksız olarak kullandırmış olduğu ödünç para dolayısıyla 76.574.47 TL tutarındaki faiz gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle yapılan tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Davacı adına ortaklarına faizsiz nakit kullandırmak ve maliyetlerini haksız yere yükseltmek suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırdığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re'sen tarh edilen 2013/12 dönemi tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı gelir(stopaj) vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kabul kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Daire kararının bozma kısmına katılmakla birlikte kalan kısımlar yönünden;

Dosyanın incelenmesinden; davacının 2013 yılı hesap döneminde 1.226.400.82 TL tutarındaki ticari malı haksız olarak maliyetlerine intikal ettirdiği, söz konusu durumun davacının ifadesinde de sehven yapıldığının kabul edildiği buna göre defter kayıt ve belgelerinde haksız maliyet unsuru bulunduran davacı hakkında yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla Mahkeme kararının bu kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının bu kısmına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2016/14595, K. 2020/3342, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2016/14595
Karar No
2020/3342
Tarih
30 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2016/14596 K.2020/3343
  • Danıştay 4. Daire E.2016/14597 K.2020/3341
  • Danıştay 4. Daire E.2016/14647 K.2020/2986
  • Danıştay 4. Daire E.2016/14649 K.2020/3172
  • Danıştay 8. Daire E.2016/14805 K.2020/3596
  • Danıştay 4. Daire E.2016/14821 K.2020/2885

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.