KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/15263 E., 2020/4683 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/15263
- Karar No
- 2020/4683
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu … İletişim Telekomünikasyon Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin emtia veya hizmet alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirerek fatura ödemelerinin bir kısmını banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla yapmadığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca 2010/1-12. dönemleri için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davalı idarece davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket tarafından sahte fatura düzenleyicisi olarak değerlendirilmiş olan … Haberleşme ve Elekt. Ür. İth. İh. Paz. Tic. Ltd. Şti.'ne yapılan ödemelerin gerçeği yansıtması mümkün olmadığından ödemelerin banka aracığıyla yapıldığını gösterir herhangi bir belge sunulamadığı sonucuna ulaşılarak kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kuralı bağlanmıştır.
Öte yandan tevsik zorunluluğunun amacı 310 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde "....... Ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi ......." olarak açıklanmış ve Mali İdare'de belli tutar üzerindeki tahsilat ve ödemeleri kontrol altında tutarak, ticare işlemler ve finansal hareketlere taraf olanları izleyerek, vergilendirmeyi ilgilendiren mali olayları, kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespite çalışmaktadır. Böylece kayıt dışı işlemlerin kayıt ıaltına alınması, para hareketlerinin kontrolü ile denetlenebilir kılınmıştır.
Uyuşmazlıkta davacı mükellefce ihtilaflı dönemde yapılan bir kısım alışlar sahte belgeye dayandırılsa da, sahte olduğu belirtilen faturalar içeriği emtiaların gerçekte alındığı, ancak ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin somut bilgi ve belgenin sunulmadığı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Mahkeme kararının 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/15263, K. 2020/4683, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama