KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16182 E., 2021/564 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2021
- Esas No
- 2016/16182
- Karar No
- 2021/564
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının 2013 yılında gayrimenkul satışından elde ettiği değer artış kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden takdir edilen matrah üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının vergiye tabi bir kazanç elde edip etmediği, varsa ne kadar olduğu yönünde somut bir tespit yapılmadan genel ifadelerle takdir edilen matrah esas alınarak salınan dava konusu vergi ve cezanın adil olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddiası halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu.
30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu.
134. maddesinde de, vergi incelenmesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80/6. maddesinde "İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar" değer artış kazançları arasında sayılmıştır.
Bakılmakta olan davada, davacının, 07/05/2015 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı İntranet Gayrimenkul Satışları Sorgulamasına göre 27/10/2009 tarihinde 31.000.00 TL'ye satın aldığı gayrimenkulü 17/05/2013 tarihinde 135.000.00 TL'ye sattığı sabittir. Takdir komisyonu kararından, matrahın, haricen yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda, alış tarihi, alış bedeli ve ÜFE; satış tarihi, satış bedeli ve ÜFE ile istisna tutarı hesaba katılarak 85.536,64 TL değer artış kazancı hesaplanarak matrahın takdir edildiği görülmektedir.
Davacı her ne kadar alıcı şahsın kredi miktarının fazla kullanılması amacıyla satış tutarının yüksek göründüğünü iddia etmekte ise de bu durumu ispatlayıcı bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, ispat külfetinin davacıda olması karşısında durumu ispat edemediğinden takdir edilen matrah üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Aksi gerekçe ile verilen kararda isabet görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/16182, K. 2021/564, 28 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama