KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16338 E., 2021/695 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/16338
- Karar No
- 2021/695
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, "…" adlı internet sitesi vasıtasıyla satış yaparak elde ettiği ticari kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2012/12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının … aracılığıyla yaptığı satışların sayısal olarak çokluğu, yıllara yayılması, internet sitesi vasıtasıyla dükkan kiralanarak satışların buradan takip edilmesi, gelir elde etme amacıyla yıllara yayılarak yapılması dikkate alındığında yürütülen faaliyetin ticari faaliyet olduğu sonucuna varıldığından kayıt ve beyan dışı bırakılan belgesiz satışlar nedeniyle davacı adına re'sen yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı,
cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları ile ortaya konulamaması nedeniyle 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Vergilendirmeye konu olan işlemlerin tamamının … adına yapıldığını, sadece "…" adlı internet sitesindeki hesabın kendisine ait olduğunu, paraların bu şahsın hesabına yattığını ve bu kişinin vergi dairesine kayıtlı olduğu ve beyanname verdiğini, …'ın ifadesinin hiçbir aşamada alınmadığını belirtilerek kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca 2014 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine maddede belirtilen tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının 2014 yılında "…" adlı internet sitesi vasıtasıyla satış yaparak elde ettiği bir kısım hasılatına ilişkin belge düzenlemediğinin somut olarak ortaya konduğu ve özel usulsüzlük cezasını gerektiren fiilin gerçekleştiği sonucuna varıldığından davalı idarenin temyiz isteminin bu yönden kabul edilerek mahkeme kararının 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/16338, K. 2021/695, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama