KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16868 E., 2021/1074 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/16868
- Karar No
- 2021/1074
- Temyiz eden (davacı)
- ...Haddecilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:...K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ileri sürülerek re'sen tarh edilen 2010 yılı üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemleri geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında düzenlenen Vergi İnceleme Raporu ve Vergi Tekniği Raporu ile davacının fatura almış olduğu firmalar hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporlarının incelendiği, davacı şirketin işe başlama tarihinden itibaren gerçek bir mal ve hizmet üretimi veya alım satımı yapabileceği yönünde somut bir olguya rastlanılmadığı, bazı dönemlerde bir iki kişi dışında işçi çalıştırmadığı, herhangi bir motorlu aracı ve deposunun bulunmadığı, çok yüksek tutarda satış hasılatı ve vergi borcu bulunmasına karşın cüzi bir ödemede bulunduğu,
fatura aldığı firmaların tamamına yakınının mükellefiyetlerin re'sen terkin ettirildiği, adreslerinde bulunmayan, defter ve belgelerini ibraz etmeyen, gerçek bir ticari faaliyeti olduğuna dair yeterli delil bulunmayan, sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yönünde hakkında vergi tekniği raporu bulunan ve bu vergi tekniği raporlarındaki tespitlere binaen adlarına yapılan cezalı tarhiyatların itirazsız kesinleşmiş firmalar olduğu, bu nedenle davacının gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve tarafından tanzim edilen faturaların komisyon geliri karşılığında tanzim edilmiş sahte faturalar olduğu,
anlaşıldığından re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergiler için kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup dönemi geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilemeyeceği belirtildiğinden geçici vergi aslının esası hakkında karar verilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yeterli delil bulunmadan, karşıt incelemeler yapılmadan matrah takdir edildiği,vergi inceleme raporunun soyut, gerekçesiz hazırlandığı, resen takdir nedeninin bulunmadığı, KDV indiriminin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilgili dönemde KDV beyanlarında düzeltme yapıldığı, bu düzeltmelerden doğan vergi ve cezalarda uzlaşma yaptıklarından dolayı aynı döneme ait vergi için re'sen takdire gidilerek vergi ve cezaya muhatap olmalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının temyiz dilekçesinde üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi için kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin ileri sürdüğü nedenler, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344/1. maddesinde, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği taktirde mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat uygulanacağı hüküm altına alınmış, aynı Kanunun 359/a-2 maddesinde ise; defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların, kaçakçılık suçunu işledikleri hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle geçici vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararının bu kısmında yasal isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/16868, K. 2021/1074, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama