KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/17471 E., 2020/5339 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/17471
- Karar No
- 2020/5339
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci olan davacı adına, muhasebe işlemlerini yürüttüğü Yusuf Koca'nın sahte fatura düzenleme fiili sonucu oluşan vergi ziyaı nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan bahisle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; serbest muhasebeci mali müşavirlerin inceleme yapma yetkileri, ancak vergilendirmeye esas alınan belge, kayıt düzeni ve matrah tespitinde dikkate alınması gerekli işlemlerin muhasebe usul ve esasları ile kanunlarda belirtilen düzenlemelere uygunluğu konusunda biçimsel inceleme yapmaktan ibaret olduğundan, sahip olmadıkları yetkinin kullanılmamasından dolayı sorumlu tutulmalarının hukuken mümkün olmaması ve dava konusu işlemin,
beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanmaması nedeniyle, davacı adına müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte fatura düzenlediği tespit edilen Yusuf Koca'nın bu fiili dolayısıyla oluşan vergi ziyaı nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu hususu, hakkında düzenlenen sorumluluk raporuyla tespit edilen davacı adına tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu,
bu hükme göre beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında 4 Sıra No.lu Genel Tebliğinde; sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları ile ilgili takibatın bu meslek mensuplarının bağlı bulunduğu vergi dairelerince yerine getirileceği düzenlemesine yer verilmiştir. İncelenen dosyada, dava konusu ödeme emrinin davacının bağlı bulunduğu Çankaya Vergi Dairesi yerine, mükellefin bağlı olduğu Yenimahalle Vergi Dairesi tarafından düzenlenmesi usule ve hukuka uygun olmadığından, ödeme emrini iptal eden Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğü tarafından düzenlenmemesinin, esasa müessir bir hata olmadığı, dolayısıyla Dairemizce işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/17471, K. 2020/5339, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama