KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/18455 E., 2021/2904 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/18455
- Karar No
- 2021/2904
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Yapı Denetim Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle 2011/1 ila 12 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergileri ile 2011/1-3 dönemi için tarh edilen vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı.
Vergi Dairesi mükellefi … tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, ödemenin zorunlu tutulan kurumlar aracılığıyla yapılmadığı gerekçesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden, sahteliği mahkeme kararı ile sabit olan faturaların hukuki bir geçerliliklerinin bulunmadığı,
bu anlamda da karşılığı olacak bir ödemenin söz konusu olmadığı ve ödemenin zorunlu kurumlar aracılığıyla yapılıp yapılmadığının herhangi bir hukuki anlam ifade etmediği gerekçesiyle yasal isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu tarhiyatlara mesnet alımlar için kanunen kabul edilebilir belge alınmadığından, bunun yerine bu alımların sahte faturalarla belgelendirilmesi yoluna gidildiğinden kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden; davanın açıldığı tarihte davacının tüzel kişiliğinin bulunduğu, akabinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve bu hususun … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşıldığından Mahkemece 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken verilen kararın hukuka uygun olmadığı ve bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde ise, maddede belirtilen halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtların silinmesinin ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyasının ve Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden; davanın açıldığı tarihte davacının tüzel kişiliğinin bulunduğu, akabinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve bu hususun … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere Mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/18455, K. 2021/2904, 2 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama