KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/19530 E., 2021/3466 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/19530
- Karar No
- 2021/3466
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı adına düzenlenen ... nolu ödeme emrinin, aynı amme alacakları için asıl borçlu adi ortaklığa atfen ... nolu ödeme emrinin varlığı nedeniyle mükerrer nitelik taşıdığı, ... nolu ödeme emrinin haksız çıkma zamlarına ilişkin kısmının ise, henüz yargısal süreç kesinleşmeden mezkur zamların istenmesi nedeniyle ... , ... nolu ödeme emirlerinin haksız çıkma zammına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı,
tarhiyat öncesi uzlaşılan ve süresinde dava konusu edilmeyen, dolayısıyla tahakkuk ettiği halde vadelerinde ödenmeyen vergiler ile fer'ilerini ve yargı harçlarını içeren ... nolu ödeme emri ile ... nolu ödeme emrinin kalan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, süresinde savunma verilmemesi nedeniyle davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihbarnamelerin 2577 sayılı Kanunda belirlenen sürede dava konusu edilmediği ve söz konusu cezaların kesinleştiği, tahakkukları kesinleşen amme alacağının zamanında ödenmemesi nedeniyle düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın kabule ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, yargılama giderleri ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde; "mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" kuralına yer verilmiştir.
Bu madde uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili 323. maddesine bakıldığında, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, 326. maddesinde ise "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmüne yer verildiği görülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davanın 17/06/2015 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin davalı idareye 29/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarenin vekili tarafından imzalanan 11/11/2015 havale tarihli savunma dilekçesinin süresinde dosyaya sunulmadığı, ancak 19/10/2015 havale tarihli yürütmenin durdurulması kararına itiraz dilekçesinin davalı idarenin vekili aracılığıyla verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin yargılama sürecinde vekil aracılığıyla temsil edildiği görülmekte olup, kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2016 yılına ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idarenin vekalet ücretine hak kazandığı buna rağmen kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine" ibaresi eklenmek suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/19530, K. 2021/3466, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama