KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20615 E., 2020/5817 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/20615
- Karar No
- 2020/5817
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediği yönünde hakkında vergi inceleme raporu bulunan şirketin muhasebe işlerini işlerini yürüttüğü belirtilerek müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla kesilen 2012 yılı muhtelif dönemlere ilişkin vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; serbest muhasebeci mali müşavirlerin inceleme yapma yetkileri, ancak vergilendirmeye esas alınan belge, kayıt düzeni ve matrah tespitinde dikkate alınması gerekli işlemlerin muhasebe usul ve esasları ile kanunlarda belirtilen düzenlemelere uygunluğu konusunda biçimsel inceleme yapmaktan ibaret olduğundan, sahip olmadıkları yetkinin kullanılmamasından dolayı sorumlu tutulmaları hukuken mümkün olmaması ve dava konusu işlemin,
beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanmaması nedeniyle mükellefin sahte fatura düzenleme ve kullanma fiillerine ilişkin herhangi somut bir delil de ortaya konulamadığından, davacı adına müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ihbarnamelerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen tarhiyatlarda hukuka aykırılık olmadığı, meslek mensubunun müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu,
bu hükme göre beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında 4 Sıra No.lu Genel Tebliğinde; müşterek ve müteselsil sorumluluğu vergi inceleme raporu ile tespit edilen meslek mensupları hakkında vergi dairelerince yapılacak takibat, vergi ve ceza tahakkukunun kesinleşmesinden sonra başlatılacak ve tahakkuku kesinleşen vergi ve cezanın tahsiline yönelik olacağı, sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları ile ilgili takibatın bu meslek mensuplarının bağlı bulunduğu vergi dairelerince yerine getirileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Dairemizce işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/20615, K. 2020/5817, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama