KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20885 E., 2021/2206 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/20885
- Karar No
- 2021/2206
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Hazır Yemek Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Hazır yemek imalatı faaliyetiyle iştigal eden davacı adına, kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen 2014 yılı kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, davacı tarafından, 213 sayılı Kanunda düzenlenen esaslara uygun şekilde envanter yapılmadığı ve envanter defteri tutulmadığı açık olduğundan ortada re'sen tarh nedeninin mevcut bulunduğu, davacının satışlarına ilişkin beyan ettiği maliyet rakamlarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle, ibraz ettiği faturalardan ve yetkilisinin itirazsız imzasını taşıyan vergi inceleme tutanağında yer alan verilerden hareketle maliyetlerin yeniden hesaplanması yoluna gidilmesi ve ayrıca beyan dışı bırakılan faturalara dayalı hasılatın satışlara dahil edilmesinin de yerinde olduğu,
ancak, ihticaca salih bulunmayan defter ve belgelerin, sadece lehte değil aleyhte de delil değerini kaybedeceğinden vergi beyanlarından tespit edilen kârlılık oranına ve genel satışlar içinde oldukça düşük bir oranı haiz emtianın maliyetine itibar edilmek suretiyle, karşıt inceleme yoluyla temin edilebilecek ilgili sektörel ortalama kârlılık oranları da dikkate alınmaksızın birim satış maliyetinin belirlenmesi yöntemine dayalı vergi incelemesinin, 213 sayılı Kanunun 134. maddesinde belirtilen amaca uygun yürütülmemesi nedeniyle dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, inceleme raporunda tespit edilen birim maliyet fiyatının varsayıma dayalı olarak yanlış hesaplandığı, herhangi bir karşıt inceleme yapılmadığı ve câri kâr oranlarının tespiti açısından meslek veya ticaret odalarından bilgi istenilmediği, ulaşılan matrah farkının inceleme elemanının kendisi tarafından geliştirilen bir yöntemle belirlendiği, vergi inceleme tutanağının ek 3 ve 4. fatura dökümlerinin yanlış yapıldığı, bazı faturalarda tabldot yemek satış adedi veya kahvaltı satış adeti bilgisine yer verildiği,
yapılan karşılaştırma sonucunda matrah farkının hesabında esas alınan Ek 3 tabloda tabldot satış miktarının 69.292 adet değil 69.339 adet, Ek 4 tabloda yer alan yemek satışının 33.510 adet değil 33.715 adet, kahvaltı satışının ise 13.310 adet değil 13.395 adet olması gerektiği, inceleme elemanınca birim maliyet fiyatının belirlenmesinde hata yapıldığı, makûl satış fiyatının neden 5,00 TL olarak alındığının somut ve gerçekçi bir şekilde açıklanmadığı,
vergi incelemesi sırasında satışların maliyetini yüksek gösteren maliyet ve gider reddiyatı yapılmadan dönem sonu stok tutarları değişmesine karşın bilanço düzeltmesi yapılmamasının incelemenin eksik olduğunu ortaya koyduğu, inceleme elemanınca yeniden düzenlenen 2013 yılına ilişkin ayrıntılı gelir tablosuna göre gayri safi kârlılık oranının %63,38 olarak hesaplanmasının teknik ve ticari icaplara aykırılık teşkil ettiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/20885, K. 2021/2206, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama