KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/3313 E., 2021/6213 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2021
- Esas No
- 2017/3313
- Karar No
- 2021/6213
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Bilgisayar Uluslararası Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2011/ 4, 5, 8 ila 12. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ihtilaflı faturaları düzenleyen, Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi …, Zincirlikuyu Vergi Dairesi mükellefleri. Grup Elektronik Dış Tic. Ltd. Şti.,. Bilgi İşlem İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden, adı geçen mükelleflerin dava konusu dönemde gerçek faaliyetinin varlığına dair hiç bir emare bulunmaması, tespit edilen ticaret hacmine erişecek bunu karşılayacak ticari organizasyonu ile kapasitelerinin olmaması, hakkında sahte fatura düzenlemekten olumsuz rapor bulunan firmalardan yapılan mal ve hizmet alımlarının görülmesi karşısında, davacının adı geçen mükelleflerden aldığı faturaların herhangi bir mal ve hizmet alışverişine dayanmayan sahte faturalar olduğu anlaşıldığından,
vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen yasa maddesinde belirtilen unsurların hepsinin bir arada gerçekleşmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, ticari alışverişte bulunulan şirketlerin fiziki durumları göz önüne alınarak tüm faturalarının sahte olduğu kanısına genelleme yapılarak varıldığı, adı geçen şirketlerden yapılan emtia alımlarının karşılığı banka havalesi ve çek kanalı ödendiği, 2011 yılındaki ticari faaliyetleri dolayısıyla alınan faturalar ile ilgili 2014 yılında yapılan incelemelerin gerçek durumu yansıtmasının mümkün olmadığı, yerel mahkeme tarafından varsayımlar ile hüküm tesis edildiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2017/3313, K. 2021/6213, 8 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama