KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/973 E., 2021/8386 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Esas No
- 2017/973
- Karar No
- 2021/8386
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle düzenlenen … gün ve …, …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının 16/01/2008 ile 28/11/2008 tarihleri arasında şirket müdürü olarak görev yaptığı, dava konusu ödeme emirlerinin içeriği incelendiğinde ise, davacının şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığının görüldüğü 2007, 2009 ve 2011 yıllarına ilişkin vergi ve cezalar ile kanunen verilme süreleri, borçların tahakkuk ve vade tarihleri davacının temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonrasına rastlayan 2008 yılı kurumlar vergisi ve damga vergisi, 2008/10-12 dönemi damga vergisi ve 2008/11,12 dönemine ilişkin damga vergileri,
gelir (stopaj) ve katma değer vergisinde hukuka uyarlık, 2008/5,6,7,8,9,10. dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, vergi ziyaı cezaları, damga vergisi ve katma değer vergisine ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelere dava açılmadığından ihtilafsız kesinleştiği, davacının iddialarının ise tarhiyat safhasıyla ilgili olduğu, tahsilat safhasında incelenemeyeceği belirtilerek Mahkeme kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, ödeme emirlerinin 2009 ve 2011 yıllarına ilişkin vergi ve cezalar ile kanunen verilme süreleri, borçların tahakkuk ve vade tarihleri davacının temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonrasına rastlayan 2008 yılı kurumlar vergisi ve damga vergisi, 2008/10-12 dönemi damga vergisi ve 2008/11,12 dönemine ilişkin damga vergileri, gelir (stopaj) ve katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkraları yönünden ileri sürdüğü iddialar bozulması istenen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin kararın, ödeme emirlerinin 2007 yılına ait kurumlar vergisinin kaldırılmasına ilişkin kısımına dair temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı;
olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde de, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin 3 numaralı fıkrasına göre kurumlar vergisi beyannamelerinin hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, 16/01/2008 tarihinde 10 yıl süre ile dışarıdan şirket müdürü seçilen davacının müdürlük görevinin, 28/11/2008 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen kararla iptal edildiği, kanuni temsilcisi olduğu … Proje Dan. Araş. İnş. Taah. Müh. Orman Ür. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin vadesinde ödenmeyen ve şirket malvarlığından da tahsil edilemeyeceği görülen amme alacağının tahsili amacıyla şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına … gün ve …,…,…,…,…,… takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda … gün ve … takip numaralı ödeme emri içeriği … plaka tutanak numaralı 2007 yılı kurumlar vergisi açısından, 2007 yılına ait kurumlar vergisi beyanname verme süresinin son gününün davacının kanuni temsilci olduğu döneme rastladığı, dolayısıyla anılan beyannameye istinaden tahakkuk eden ve ödenmeyen söz konusu borçtan sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı görüldüğünden aksi yönde karar veren Mahkeme kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2017/973, K. 2021/8386, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama