İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2018/1409 K.2022/3920

Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Tıbbi Malzemeler İthalat İhracat Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali…

Esas2018/1409Karar2022/3920Tarih9 Haziran 2022Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1409 E., 2022/3920 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
9 Haziran 2022
Esas No
2018/1409
Karar No
2022/3920
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Tıbbi Malzemeler İthalat İhracat Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğine 10/03/2008 tarihinde seçilen davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı dönemlere ilişkin şirket borçlarından sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatına haiz olmadığı anlaşılan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.

Anılan Kanun hükmü uyarınca, kanuni temsilcilerin tüzelkişinin borçlarından dolayı sorumlu tutulabilmesi için, usulüne uygun olarak takip edilmesine rağmen amme alacağının tüzel kişiden tahsil edilememiş olması ve adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenen kişilerin, amme alacağının ilişkin bulunduğu vergilendirme dönemi, beyan ve vade tarihlerinde kanuni temsilci olarak görev yapmış olmaları, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediğinin veya tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulmuş olması ve kanuni temsilci olduğu dönemde vergi ödevi ile ilgili kusur sorumluluğunun ortaya konulması gereklidir.

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 365. maddesinde, "Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.", 367. maddesinde, "Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. ....Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.", "Temsil yetkisi" başlıklı 370. maddesinde de, "Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.

Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır." hükümlerine yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, söz konusu ödeme emirleri bakımından her ne kadar asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinden tahsil olanağı kalmayan borçların 2003 ve 2005 muhtelif dönemlerine ilişkin olduğu, şirketin yönetim kurulu üyeliğine 10/03/2008 tarihinde seçilen davacının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddelerine istinaden kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığından,

söz konusu dönemlere ilişkin şirket borçlarından sorumlu tutulmasına hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de, davacının 10/03/2008 tarihinde asıl borçlu şirkette yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve bu hususun 19/03/2008 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil edildiği, üç yıl görev yapması sonrasında 13/10/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yine üç yıl süre ile görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine seçildiği,

22/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ise yönetim kurulu başkanlığına seçilerek şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı hususları ile dava konusu edilen ödeme emri içeriği vergi borçlarının vade tarihlerinin de dikkate alınmak suretiyle vergi borcundan sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının 10/03/2008 tarihinde tescil edilen yönetim kurulu kararıyla hisse devralmak suretiyle asıl amme borçlusu şirkete ortak olduğu ve hisse devri ile yönetim kurulu üyeliğine de seçildiği, 25/03/2008 tarihli olağan genel kurul toplantısında üç yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 22/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile yönetim kurulu başkanlığına seçilerek temsil ve ilzam yetkisinin verildiği,

anılan şirkete 2005 yılına ait hesap ve işlemlerini incelemek üzere defter ve belgelerinin ibraz edilmesi istemini konu alan 14/10/2010 tarihli defter belge isteme yazısının gönderildiği, söz konusu yazının şirkette yönetim kurulu üyesi ...'na tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine şirket hakkında tanzim edilen Vergi İnceleme Raporuna istinaden vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı, tarh edilen vergiler ile cezaların ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği görülmüştür.

Olayda, 10/03/2008 tarihinde şirket hisselerini devralarak yönetim kurulu üyeliğine seçilen davacının hiçbir mali sorumluluk ve yetkisinin olmadığı, belirlenen iş bölümü ile şirketin vergisel ve mali işlerin yürütülmesinden yönetim kurulu başkanının yetkili kılındığı, 22/07/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile davacının yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi üzerine bu tarihten sonra şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşıldığı,

dava konusu ödeme emri içeriği vergi borcunun 2003 yılı ve vade tarihinin de 2010 yılı olmakla birlikte, vergiyi doğuran olayın 14/10/2010 tarihli defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden kaynaklandığı, davacının kendi dönemine ilişkin yapılacak bir inceleme sonrası tarh edilen vergi ve kesilen cezalar ile beyanname verilmemesi,

beyan edilen borcun ödenmemesinin tespiti halinde vergisel sorumluluğunun söz konusu olabileceği, dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeme eyleminden kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığından sorumlu tutulamayacak olup asıl borçlu şirketten alınamayan vergi ve cezaların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının aynen onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz gerekçeli kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2018/1409, K. 2022/3920, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2018/1409
Karar No
2022/3920
Tarih
9 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2018/1412 K.2022/3747
  • Danıştay 8. Daire E.2018/1462 K.2022/3928
  • Danıştay 8. Daire E.2018/1463 K.2022/3929
  • Danıştay 8. Daire E.2018/1578 K.2022/4243
  • Danıştay 4. Daire E.2018/1616 K.2022/4183
  • Danıştay 4. Daire E.2018/1620 K.2022/4112

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.