KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1847 E., 2022/1017 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/1847
- Karar No
- 2022/1017
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı … Genel Müdürlüğü'ne ait Çankaya ilçesi … Mahallesinde bulunan … ada parsele kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazın 3090 metrekarelik kısmı ile mülkiyeti hazineye ait Ankara ili Gölbaşı ilçesi … mahallesi … ada parsel ile … ada parsellerde kayıtlı arsaların trampası sonucu davacıya ait arsa için belirlenen 6.952.500 TL bedel üzerinden iç iskonto yöntemi uygulanarak hesaplanan ve 2016/6 dönemi için ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Genel Müdürlüğü'nün 320 sayılı KHK ile saklı tutulan hükümler dışında özel hukuk hükümlerine tabi, kamu tüzel kişiliğine haiz ve Maliye Bakanlığına bağlı özel bütçeli bir kamu kuruluşu olduğu, kurumlar vergisi ve emlak vergisi yönünden kendi özel kanunları gereği söz konusu bu vergilerden muaf tutulduğu, Katma Değer Vergisi Kanunu 8/1-e.maddesi uyarınca vergi mükellefi olduğu ve faaliyetlerinin ancak 1/3-b. maddesi gereğince yapılan bu taşınmaz devrinin, ticari bir amaç taşımadığı ve kamu yararının söz konusu olduğundan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı İdare tarafından, trampanın iki ayrı teslim olduğu genel oranda KDV'ye tabi olduğu, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesi kapsamında faiz uygulanmasının olayda koşullarının sağlanmadığı, devletin tahsil ettiği vergiyi geri verirken faiz ödememesinin Anayasaya aykırı olmadığı yönünde yargı kararları bulunduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/1847, K. 2022/1017, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama