KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/2574 E., 2021/7896 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/2574
- Karar No
- 2021/7896
- Temyiz eden (davacı)
- …Petrol Ürünleri Medikal Nakliye İnşaat Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, şirket kasa hesabının 05/01/2010-28/02/2010 tarihleri arasında alacak kalanı verdiği ve 25/02/2010 tarihinde oluşan 1.176.071,92 TL negatif yönlü farkın aslında davacının elde ettiği kayıt dışı hasılatı olduğundan bahisle 18/01/2010 tarihinde oluşan 274.035,77 TL'si 2010/1 dönemi için, geriye kalan 902.036,15 TL'si 2010/2 dönemi için dikkate alınarak takdir komisyonu kararları uyarınca vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2010/1 ve 2 dönemleri katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mevzuat hükümleri incelendiğinde 100-kasa hesabının daima borç bakiyesi vermesi veya sıfır olması gerektiği, kasa hesabının gerek dönem içinde gerekse dönem sonunda alacak bakiyesi vermesinin mümkün olmadığı, şayet kasa hesabı alacak bakiyesi veriyorsa bu durumun kasada var olmayan nakit paranın kullanılması anlamına geldiği,
ancak gerçekte var olmayan nakit para ile bir ödeme veya yatırım yapılamayacağından kasada, kasa hesabının verdiği alacak bakiyesi kadar fazladan nakit para bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin kasa hesabının 05/01/2010 - 28/02/2010 tarihleri arasında alacak kalanı verdiği, 25/02/2010 tarihinde 1.176.071,92 TL negatif yönlü farkın olduğu, bu durumun nedeni olarak ortaklardan alınan borç para olduğu ileri sürülmüş ise de ortaklara borçlar hesabının ortaklardan alacak hesabı ile mahsuplaştırılarak kapatılması,
davacıya ait dosyada mevcut gelir tablolarından 2009 yılı kârlılık oranı %17,15 iken, 2010 yılı için %2,45 olduğunun anlaşılması ve 1.176.071,92 TL kazanç farkının kâra ilavesi sonucu bulunan %8,7 kârlılık oranının davacının önceki yıl beyanından az olması ve davacı şirket yetkilisince aksinin hukuken kabul edilebilir belge ve bilgi ile açıklanamamış olması nedeniyle, kayıt ve beyanlarına bir kısım hasılatını intikal ettirmediği anlaşıldığından davacı şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlıkta zamanaşımının dolduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğradığına ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/2574, K. 2021/7896, 6 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama