KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/3507 E., 2022/883 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/3507
- Karar No
- 2022/883
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, bir kısım satışlarını kayıt ve beyandışı bıraktığından bahisle 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin olarak yapılan 3 kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatları ile aynı dönemlere ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; vergi inceleme raporlarında yer alan tespitler ve davacının 2011, 2012 ve 2013 yılına ilişkin olarak ajandasında yazılı kişilere kurs verdiğinin kendi beyanı ile tespit edildiği, davacının 2011, 2012, 2013 döneminde bir kısım satışlarını kayıt ve beyan dışı bıraktığının sabit olduğunun anlaşıldığı,
yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla birlikte davacının ajandasında yer alan şahıslardan karşılarında ücret yazmayanların %5'inden ücret alınmadığına ilişkin beyanı hususunda davalı idarece bir belirleme yapılmaması ve karşılarında ücret yazmayanların %5'inden ücret alınmamasının Mahkemece de makul bulunması karşısında ilave edilen gelir vergisi matrahının %5'inde hukuka uyarlık, üç kat vergi ziyaı cezası açısından; davacının vergi inceleme sırasında vergi müfettişlerine ajandalarda yer alan şahıslara kurs verdiğini beyan etmesi, inceleme raporunun davacının beyanı doğrultusunda şekillenmesi,
davacının vergi incelemesi yapan müfettişe yapmış olduğu katkı sebebiyle vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının hakkaniyete aykırı düşeceğinden hukuka uyarlık , davacı adına 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarında ise; dava konusu cezanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353. maddesinin öngörülmüş amacına uygun düşmeyeceğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davanın 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin olarak gelir vergisi matrahına ilave edilen matrahtan %5 indirim yapılması suretiyle bulunan kısım üzerinden tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergilerine ilişkin kısmen reddedilen kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda ve davanın 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarına yönelik kısmen kabul edilen kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunda yasal isabet görülmediği,
davalı idarenin istinaf başvurusuna konu 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen gelir vergileri üzerinden üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmına gelince, vergi ziyaı cezasına sebep olan fiilin defter ve belgelerin gizlenmesi olduğu,
bu fiilin de 213 sayılı VUK 359. maddede yer alan fiilerden olduğu ve bu durumda da kesilecek vergi ziyaı cezasının üç kat olacağının kanunda açıkça düzenlendiği görülmüş olduğundan, bu haliyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının bir kata indirilmesi yolundaki karar kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvrusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Takdir komisyonu tarafından takdir edilen tutarın dayanağının belirsiz olduğu, kursiyerlerden ücret alındığına dair kesin bir beyanının olmadığı, dava konusu vergi ve cezalara dayanak teşkil eden ajandalar üzerinde tahrifat yapılmış olabileceği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Yapılan işlemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/3507, K. 2022/883, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama