İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2018/3996 K.2022/1862

Dava konusu istem: Davacının 2014 yılında elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını kayıt ve beyandışı bıraktığından bahisle tarh edilen 2014 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

Esas2018/3996Karar2022/1862Tarih28 Mart 2022Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/3996 E., 2022/1862 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
28 Mart 2022
Esas No
2018/3996
Karar No
2022/1862
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacının 2014 yılında elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını kayıt ve beyandışı bıraktığından bahisle tarh edilen 2014 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. 01/02/2000 tarihli sözleşme ile mülkiyeti davacının da aralarında bulunduğu arsa sahiplerine arsanın, arsa sahiplerinin ortağı olduğu.

Dış Ticaret A.Ş. ile bir alışveriş merkezi yapılması, hizmete açıldığı tarihten itibaren 20 yıl süre ile şirket tarafından işletilmesi ve sonra alışveriş merkezinin bedelsiz olarak arsa sahiplerine terk edilmesine ilişkin olarak bir sözleşme yapıldığı, sözleşmede arsa sahipleri arsasını inşaat yapmak amacıyla ortağı oldukları şirkete verdikleri, bina yapma karşılığında ise şirketin hizmete girecek alışveriş merkezini 20 yıl süre ile işletme hakkına sahip olduğu, tarafların alışveriş merkezi yapma ve alışveriş merkezini 20 yıl süre ile işletme ve sonra bedelsiz olarak taşınmazı arsa sahiplerine terk etme dışında bir yükümlülüğünün olmadığı,

sözleşmenin esas itibariyle bir "edim-yerine getirme"sözleşmesi olduğu, söz konusu sözleşme ile arsa sahipleri alışveriş merkezinin bittiği tarihten itibaren 20 yıl süre ile işletme hakkını şirkete devrettikleri, şirketin de hiç bir bedel talep etmeksizin arsa üzerine bir alışveriş merkezi yapılması işini taahhüt ettiği, arsa sahiplerinin alışveriş merkezi-taşınmaz edinme karşılığında arsasının tamamını şirkete vermesi ve karşılığında ise şirketin 20 yıl işletme hakkından sonra taşınmazı arsa sahiplerine bedelsiz terk etmesi hukuki açıdan bir çok işlemi içeren, arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik,

tamamen kendine özgü bir hukuki muamele niteliğinde olduğu, söz konusu sözleşmeden dolayı taraflar arasında kira akdi veya tahsil edilmiş bir kira geliri bulunmaması nedeniyle inşaat değerinin kira geliri olarak değerlendirilmesi suretiyle arsa sahibi adına kira geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Başkan …'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde, bu maddede sayılan mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen irat gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlanmış, 72. maddede ise gayrimenkul sermaye iradının vergilendirilmesi içinde tahsil esası geçerli sayıldıktan sonra gelecek yıllara ilişkin olup peşin tahsil edilen kira tutarının, ilgili bulundukları yılın geliri sayılacağı, bu anlamda gayrimenkul sermaye iradı tahsil esasanın cari vergilendirme dönemi için önceki dönemlerden kalan iratları kapsayacağı kabul edilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacınında hisse sahibi olduğu arsanın yine ortağı olduğu. Dış Ticaret Anonim Şirketi ile 01/02/2000 yılında yapılan 'kira sözleşmesi'nin gereği olarak arsa üzerine sözleşme tarihinden itibaren en geç 10 yıl içinde yapılacak AVM' nin 20 yıllık kullanım hakkının adı geçen A.Ş.' ye kiralandığı, söz konusu şirketçe de AVM'nin yapılmasına kadar ki (9) yıllık kira bedellerinin ödenerek bu bedeller üzerinden tevkifat yapıldığı,

davacının da bu yolla elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını beyan ederken mezkur şirketçe tevkif edilerek davalı idareye ödenen stopaj (gelir) vergisinin hesaplanan gayrimenkul sermaye iradı beyanında ödenecek vergilerden mahsup ettiği, ancak AVM' nin inşaasının bitimi ile başlayan ve ihtilaflı dönem için ise, A.V.M.' nin inşaasının bitim tarihinden itibaren kiracı tarafından (A.Ş.'ce), davacının da içinde bulunduğu A.V.M.' nin sahiplerince yapıldığı belirtilen kira bedelinin beyan edilmediğinden bahisle, 20 yılda ödeneceği hesaplanan kira bedelinden,

ihtilaflı yılda ödendiği kabul edilen bedelin matraha ilavesiyle yapılan cezalı tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davada; davacının yap-işlet-devret modeline benzer bir sözleşme ile arsa ve arsa üzerine yapılacak A.V.M.' nin inşa edildiği ve bu sözleşme uyarınca da A.V.M.' nin kullanım hakkının 20 yıl süre ile.

Dış Ticaret Anonim Şirketi' ne verildiği, bu sürenin bitiminde ise AVM' nin bedelsiz olarak sözleşmenin tarafı kiralayanlara devredileceğinin taahhüt edildiği dolayısıyla, ortada gayrimenkul kiralama sözleşmesi değil yap-işlet-devret modeli benzeri bir sözleşmeyle AVM' nin kullanım hakkının devrinin söz konusu olduğu, kira süresince de (20 yıl) herhangi bir iradın elde edilmediği iddiasıyla açılan iş bu davanın kabulüne yönelik kararın, bozulması istemli olarak temyize konu edildiği anlaşılmaktadır.

Tarhiyatın mesnedi Vergi İnceleme Raporunda ve davalı idare savunmasında ise, yap-işlet-devret modeline benzer sözleşmelerden bahsedilebilmesi için öncelikle Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun 1.maddesi gereği, taraflardan birinin mutlaka kamu kurum ve kuruluşu (kit'ler dahil) olması gerektiği, kaldı ki, davacının da içinde bulunduğu arsa sahiplerince, ortağı olduğu A.Ş' ye kiralanan arsanın üzerinde inşa edilen AVM' nin, tapuda arsa sahipleri adına tescil olunduğu ve tapuda kullanım hakkının kiracı şirkete ait olduğuna dair bir "şerh" in de olmadığı,

buna göre arsa sahipleri ile AVM'nin inşaatını yapan şirket arasında AVM'nin inşası ve inşaat sonrası şirketçe kullanımının kira sözleşmesi ile sonuca bağlandığının ihtilafsız olmasına karşın, davacıya ödenen kira bedelinin beyan edilmemesi nedeniyle AVM'nin Vergi Usul Kanunu'nun ilgili maddeleri gereği değerlemesi yapılarak yıllık ödendiği hesaplanan bedel esas alınarak yapılan dava konusu tarhiyatların usul ve yasalara uygun olduğu savunulmuştur.

Şu halde ihtilafın çözümlenebilmesi için ilk olarak tarafların iddiaları doğrultusunda arsa sahipleri ile arsa sahiplerinin ortağı olduğu Anonim Şirket arasında teati edilen sözleşmenin hem şekilsel, hem içerik ve hem de hukuksal açıdan ne tür bir sözleşme olduğu irdelendikten sonra, vergisel açıdan hukuksal sonuçlarının incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

01/02/2000 günlü (yap-işlet-devret şeklindeki) sözleşmede özetle; davacının da belirttiği gibi, tapuda ortaklar adına tescilli olup azami 10 yıl içinde tamamlandıktan sonra 20 yıl süre ile kullanım suretiyle yararlanma hakkının AVM'yi inşa edecek şirkete verildiği, bunun karşılığında da, maliklere (davacı içinde) AVM inşa edilinceye kadar bir bedel ödeneceğinin, AVM tamamlanıp kullanıma başlandıktan 20 yıl sonrasında da AVM'nin bedelsiz devredileceğine dair akit göz önüne alındığında; sözü edilen sözleşmenin şekilsel ve içerik açısından kiralama işleminin unsurlarını içerdiğinin kabulü gerekmektedir.

Hukuksal açıdan ise, bilindiği üzere kira sözleşmesi, genel olarak kullandırma borcu doğuran sözleşmelerdendir. Kullandırma borcu doğuran sözleşmelerde, kiraya veren (malik ya da Gelir Vergisi Kanununda sayılı olanlar) elindeki bir malın kullanımını karşı tarafa devretmeyi taahhüt ederken, karşı taraf (kiracı) da aynen veya nakden bîr bedel ödemeyi taahhüt etmektedirler.

Bu anlamda, edinim konusuna göre ayrımda kira sözleşmesi mülkiyeti nakil borcu doğuran sözleşmelerden farklıdır. Zira, kira sözleşmesi ile mülkiyet hakkının içerdiği kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkilerinden, kullanma ve yararlanma hakkının dışındaki tasarruf yetkisinin sözleşmede malik olmayan kişiye devri pek mümkün değildir.

Bir başka ifadeyle kira sözleşmesinde mülkiyet devredilmemekte, mülkiyet hakkı devredenler de kalmak kaydıyla, sadece kullanma ve yararlanma hakkı devredilmektedir.

3996 sayılı Kanun kapsamında yapılacak sözleşmeler ise, aynı kanunun ilgili maddelerine göre esasen, yap-işlet-devret modelinin ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak sayılan projelerin (kamu kurum ve kuruluşlar ile kitlerin) gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere, getirilen özel bir finansman modeli olup, bu model ile, bir kamu hizmetinin kamu kurum ve kuruluşları ile ulusal veya uluslararası Özel sektör kişileri arasında yapılan ve tüm maliyetlerin müteşebbis tarafından karşılanacağı ve sonunda inşa olunan tesisin sözleşme süresince inşa edence işletildikten sonra ilgili kurum ve kuruluşlara devredileceğini garanti eden Kamu yatırım ve finansman temini sağlanmaktadır.

Uygulamada ise, (idareninde kabul ettiği) yukarıda belirtilen anlamda bir model esas ise de, özel yap-işlet-devret modeli benzeri sözleşmeler ile arsa üzerine sözleşmenin diğer tarafı şirketlerce inşa olunan binaların kullanım hakkı şirketlere devredilmekte, bu şirketlerce de fatura edilen ve alacak olarak kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, binanın kullanıma başlanmasını müteakip kalan kira süresine bölünmek suretiyle hesaplanan kısmı, yılları itibariyle kayıtlardaki alacak tutarından tenzil olunarak safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunun 40/1. maddesi uyarınca kira gideri olarak dikkate alınmaktadır.

Olayda, arsa sahiplerince (her ne kadar bir yap- işlet- devret modeli kira sözleşmesi olsa da) arsaları üzerine inşa ettirilen tapuda arsa sahipleri adına tescilli AVM'nin, inşaasının bitimini müteakip, inşa maliyet bedeli mukabilinde sözleşmede taraf olan şirkete 20 yıl süreyle kiralandığı ihtilafsız olup, kira bedelinin inşa maliyet bedeli olarak peşin tahsil olunduğu değerlendirilmesinin yapılmasında hukuken bir aykırılık bulunmamaktadır.

Buna göre, G.V.K.'nun 72. maddesi uyarınca gelecek yıllara ilişkin olup peşin tahsil edilen kira tutarından ihtilaflı yıl için elde edildiği belirtilen miktar üzerinden davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı gayrimenkul sermaye iradı tarhiyatında yasal aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2018/3996, K. 2022/1862, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2018/3996
Karar No
2022/1862
Tarih
28 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2018/3998 K.2022/993
  • Danıştay 4. Daire E.2018/4000 K.2022/1328
  • Danıştay 12. Daire E.2018/4004 K.2022/1418
  • Danıştay 6. Daire E.2018/4005 K.2022/3070
  • Danıştay 4. Daire E.2018/4027 K.2022/1317
  • Danıştay 8. Daire E.2018/4028 K.2022/2043

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.