KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4330 E., 2020/5520 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas No
- 2018/4330
- Karar No
- 2020/5520
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; zamanaşımına uğramış olan şirket borcu nedeniyle şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararı temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlendiği, söz konusu ödeme emri içeriği asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin değil bir önceki safhası olan ve yerleşik Danıştay İçtihatlarına göre ancak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılacak davada incelenebilecek ihbarnamelerin tebliğ usulü eleştiri konusu yapılarak ihbarnamelerin tebliği kusurlandırılmak suretiyle tebliğinin gerçekleşmediği kanaatine varılmak ve tarh zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılmak suretiyle kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de; davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada bir önceki safha olan şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ usulü ve uygun bulunması halinde asıl borçlu şirketten takip yollarının tüketilip tüketilmediği açısından bir inceleme yapılması gerektiğinden, Mahkemece belirtilen gerekçe ile verilen kabul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, dolayısıyla kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/4330, K. 2020/5520, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama