KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4771 E., 2022/1871 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2022
- Esas No
- 2018/4771
- Karar No
- 2022/1871
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...Faktoring Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihtirazi kayıtla verilen beyanname doğrultusunda 2015/10-12 dönemi için tahakkuk eden geçici verginin 516.564,48 TL'lik kısmının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K:...sayılı kararda.
2015/4. dönemi geçici verginin, hasılat olarak kaydedilmeyen ve karşılık gideri olarak kaydedilen 516.564,48 TL kısmına 15/02/2016 tarihinde ihtirazi kayıt konularak beyan edildiği, ihtirazi kayıt konulan kısmının iptali istemiyle açılan davada, davacı şirketin faaliyet alanı ile ilgili olup, gerek asıl borçludan gerek müşterisinden tahsil edemeyip icra takibine başladığı faktoring alacaklarının ticari kurallara uygun olarak ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesinde belirtildiği şekliyle ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olduğu,
ticari faaliyetin bir unsuru olan ve icra yoluyla takip edilen alacaklara ilişkin olarak Kanun'da öngörülen şüpheli alacak karşılığı ayırma koşullarının olayda sabit olduğu, söz konusu alacakların hasılat olarak kayıtlara intikal ettirilmediği gerekçesiyle karşılık ayrılamayacağından bahisle ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkukta ve dava konusu geçici kurumlar vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, bir alacağın şüpheli hale geldiğini kabul ederek karşılık ayırmak suretiyle zarar yazılabilmesi için, alacağın işletme kayıtlarına hasılat olarak girmesi gerektiği, davacının, borçlunun ödememe riskini üstlenmediği, dolayısıyla alaca tutarını aktifine kaydetmediği, bu nedenle şüpheli alacak karşılığı ayırmasının da mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Davacının faktoring hizmetleri nedeniyle 2015/10-12. döneminde 6.454.888,20 TL tutarındaki alacaklarının şüpheli hale geldiği iddia edilmekte ise de davacı faktoring şirketinin karşılık ayırdığı alacaklarının müşterisine rücu etmesinden kaynaklanan türde alacaklar olup olmadığı hususu tam olarak belli olmadığı gibi şüpheli alacak miktarının davacının beyan ettiği miktarda olup olmadığını tevsik edici bilgi ve belge bulunmadığından, bu hususların araştırılması için Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/4771, K. 2022/1871, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama